Gönderi

Puan vermedi·104 syf.··
2023 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 00:00
Yazarının yayımlanan ikinci öykü kitabı. Her ne kadar beklentim, ilk bir-iki kitapta kendine ait sesin ve özgün üslubun oluşmaması ve çeşitli acemilikler olabilmesi dolayısıyla düşük olsa da yazarın bunları büyük oranda geride bıraktığını görüyoruz. Bu bakımdan beklentimin üzerinde, iyi bir öykü kitabı okuduğumu söyleyebilirim. Kitap, iki temel kısımdan oluşuyor. İlk bölümde normal uzunlukta öyküler yer alıyor. İkinci kısım olan Oda Müziği’ndeyse tek sayfalık kısa minimal öyküler yer alıyor. Öykülerin genelinde metropol yaşamının içinde sıkışmış, kendi boğucu rutininde kaybolmuş, delirmek üzere olan insanları görüyoruz. Modern Soslu Makarna öyküsü bu delirmecenin postmodern tarzda ifadesi olsa da bu ilk öyküyü çok yeterli bulmadığımdan beğenemedim. İkinci öykü, 4.17, bir şarkının getirdikleriyle yapılmış kişisel bir deneyim muhtemelen. Düş ve melodi, deneyimleyen için güzel düet olmuştur hep. Bu öykü de yazarı için çok daha anlamlıdır. Üçüncü öykü Uçurtma Şenliği, Uçurtmayı Vurmasınlar adlı esere selam çakarak özgürlüğe ket vurulmasına dair yazılmış orta seviye bir öyküydü. Devamındaki öykülerden birkaçı; seksenlerdeki darbe döneminde ve doksanlardaki karanlık zamanlarda yaşanmış meşum hadiseleri referans alarak o dönemlere göndermeler yapan öyküler. Bu politik öykülerde, açıklama dilinin kullanıldığını ve yapılan göndermelerin çok fazla aşikâr edilmiş olduğunu görüyoruz. Yazarın kendini okura ifade etme çabası fazlasıyla ön plana çıkıyor. Bu da öykünün okurla arasındaki organik bağı zedelediğinden okurun, metni öykü olarak algılayarak doğal akışkan bir etkileşim kurmasına mâni oluyor. Politik öykülerin dışındaki diğer öykülerde ise bu kurmaca dilinin başarılı bir şekilde kurulduğu, okurun rahatlıkla benimseyip keyifle okuyabildiği öyküleri görüyoruz. Buradaki eleştirim ise, muhtemelen bilinçli olarak yapılmış, zift benzetmesinin hikayeler boyunca sürüyor oluşu, hatta kimi öykülerde birden fazla kullanılmış olması okurda, yazardaki kadar heyecan verici bir biçimde karşılık bulmuyor. Bu daha çok tırmalayıcı bir tekrar algısı yaratıyor. Oda Müziği bölümünde yer alan kısa-minimal öyküleri büyük çoğunluğu itibariyle başarılı buldum. Kısa alanda okuru tavlayıp alt etmek zordur. Bu konuda yazarın maharetli olduğu açık. Hatta ilk bölümdeki öykülere göre oransal olarak bakarsak ikinci bölümdeki öykülerin daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Minimal öykülerde ilk kısımdakiler kadar dikkati celbeden bir olumsuzluk görülmüyor. İlk kısımdaki öykülerden de Radyo Motivasyon, Şıp, Esarete On Dört Kala ve İshak’ın Çığlığı nispeten başarılı bulduğum, beğendiğim öyküler oldular. Modern Soslu Postmodern Makarna, genel olarak iyi seviyede bir öykü kitabı. Okurun kısa sürede keyifle okuyacağı farklı tipte öyküleri barındırıyor içinde. Yazarın minimal öyküleri ihmal etmeden sonraki kitaplarında da devam ettirmesi güzel olacaktır. -7,5/10-
Modern Soslu Postmodern MakarnaTurhan Yıldırım · İthaki Yayınları · 2023153 okunma
··
1.244 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emeklerinize, zihninize sağlık. Çift yönlü incelemeniz için çok teşekkür ederim, eksik olmayın.
Emin K.
Gönderi Sahibi
. Eleştiriye gösterdiğiniz olgun tavır çok kıymetli. Bu yüzden ben teşekkür ederim. Sabırla, emek vererek bir eser ortaya koymuşsunuz. Umarım emeğiniz karşılığını, kitabınız bolca okurunu bulur.
Kitabı bitirmeden ve kendi incelememi yazmadan, kimsenin görüşlerini okumayım demiştim ama çok merak ettim, benimle aynı düşünen okurlar var mı diye. Sizin incelemenizi okumak istedim, kesinlikle birçok noktada hemfikiriz. Her zamanki gibi incelemenizde çok önemli, çok dikkate değer cümleler kurmuşsunuz. Elinize sağlık.
Emin K.
Gönderi Sahibi
Eğer yakın dönemde okuyacağım bir kitapsa, yahut o anda okuyorsam ya da kitabı henüz bitirdim ancak kendi değerlendirmemi tamamlamadıysam etkilenmemek adına eser üzerine yazılmış şeyleri ben de okumuyorum. Kendi değerlendirmemi tamamladıktan sonra farklı bakış açılarını okumak zihin açıcı olduğu gibi aynı yerden gördüğüne denk gelmek de yakınlık hissettiriyor. Tabi bir de onaylamanın mutluluğu var çünkü insan onaylanmak ister :) Teşekkür ederim, aşinalık duyduğum, fikrine değer verdiğim dostları bir zaman sonra burada tekrar gördüğümde mutlu oluyorum :)
Bir yazar bir değerlendirme yazısından daha ne bekler bilemiyorum :) Vaktinize bereket. Minimal öykülerden beklentimiz; uzun alıntıları okunma güçlüğü gibi, ya da short videoların zihni sersemleten hızlı akışı gibi, bizi ivedilikle memnun edip bir diğerine geçmesiyse eğer, her şeyin sınır çizgisini görmeye heves ettiğimiz bu günlerde, bir cümleye, hatta bir kelimeye kadar gerileyebilir diye bir endişe içerisindeyim😅
Emin K.
Gönderi Sahibi
Minimal öyküler eğer kısa alanda ciddi bir darbe indirebiliyorsa, yoğunluğu olan bir şiir dizesinden yediğimiz vurgun gibi bizi sersemletici etkiyle sarsabiliyorlar. Tek cümlelik öyküler de var eğer eğer zihnim beni yanıltmıyorsa. Zihin öyle şahane bir şey ki sınır yok insana :) Eğer tek kelimelik bir öyküden bahsedecek olsaydık benim için o kelimelerden birisi heves olurdu. Çünkü ardında çok şey saklayan yoğun bir kütle. O varsa daha evvelinde anlamsız olan anlam kazanıyor. Doğru bildiğimize varamıyoruz eğer o yoksa. Çoğu şey onunla başlıyor ya da bitiyor. Herkese göre farklı şekillerde ve yoğunlukta dolar ardı... Teşekkür ederim, dikkatimi çeken noktaları elimden geldiğince toparlamaya çalıştım, pek minimal olmadı ancak kendince bir yoğunluğu oldu galiba :)