·144 syf.····Okunma: 19 Temmuz 2023 04:54 Hayat karşısındaki sağır korkunun ve iğrenmenin yavaş ve engel tanımaz yükselişinin romanı, yazıyordu arka kapağında ve ben de İtalyan edebiyatının büyük isminin son romanı olduğu ve de birkaç dakikayı kaleme almak isteyen benim için bu yazılmış bir günün iyi bir tecrübe olacağına inandığım için, alıp okudum.
Öncelikle 1947 kışının sisli bir gününde burjuva avukat Limentani'nin sabahtan akşama geçirdiği bir günü, en ince ayrıntısına kadar adeta sinematografik dille betimleyen Bassani'nin; pek çok eserinin filme çekilmiş olduğuna, Altın Ayı ve Oscar kazandığına bu eserden sonra kolay inanıyor insan. Zira hem senaryo hem de tiyatro hocalığı da yapmış ve bu kitapta da incelikle tasvir ettiği ünlü Ferrara yahudilerinden bir burjuva ailenin oğlu olunca, daha da! Artı olarak, 2.dünya savaşında geçirdiği zor günlerin ardından özellikle Faşist ve komünist sorgularını güzel bir dille anlatabilmiş olması da tabii.
Ünlü Ulysses gibi bir kaç saati anlatan eser; Varoluşcu kalın çizgileri, köylü/zengin sınıf ayrımları, açıklıkla eleştirilen Nazizm, Faşizm ve Komünizm sistem sorguları ile belirli ilgiyi hakediyor doğrusu. Avladığı bir balıkçılın doldurulması teklif edilen karakter, hayvanın olabileceği o durumunda zamana karşı meydan okumayı yani kusursuzluğu keşfeder, ölüme başkaldıran bir sağlık simgesi olarak görür. Bir tür saplantı ya da acı sonrası, hayatı Boşluk ve Hiçlik olarak algılar, öldüğünü hayal eder ve içini mutluluk kaplar, intihar etmeyi düşünür.
Bir kaç saatte insanın başına neler gelebildiģi veya düşünebildiğini merak edenlere, neredeyse tüm edebi sanatlar içeren bu eser tavsiye edilebilir. Sinema gösteriminin bu zenginliği veremeyeceği fikrindeyim, sonsuz boyutlu edebiyattan başka hiç bir şeyin! Başyapıtı #finzicontininbahçesi eserine ara vererek geçeceğim.