Varoluşun o devasa, grotesk tiyatrosunda herkes, adeta görünmez bir kırbacın şaklamasıyla bir yerlere sürükleniyordu; zira bir hedefe gitmek, aklın o en korkak, en zavallı illüzyonuydu. Aslında hiç kimse bir yere varmıyor, herkes sadece kendi içindeki o karanlık boşluktan, durağanlığın getireceği dehşetten kaçıyordu.
Sayfa 229 - Cinius Yayınları 1. Baskı Nisan 2026·Kitabı okudu
Agnete hiç de sakin, sessiz bir kız değildir, okyanusların kükreyişleri ona çok hoş gelir, ve denizin hüzünlü iç çekişleri, sırf kendi içindeki kükreyişleri daha da şiddetlendirdiği için ona keyif verir.