Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 28 Temmuz 2023 11:19 Rasim Özdenören yani Gül Yetiştiren Adam bu değerli eserinde müslümanca düşünmenin nasıl olması gerektiğini gözler önüne seriyor. Bir müslüman çağın gözüyle mi İslâm'a bakmalı , yoksa İslâm'ın gözüyle mi çağa bakmalı meselesine değinmiş. Aslında her satırında bunu çok farklı bir bakış açısıyla takdim ediyor.
İslam'ın çeşitli ideolojilerden ve ‘izm’ lerden ne denli ırak olduğunu ve hiçbir münasebetinin olmadığını İslamî yaşam tarzından ziyade Batı'nın modernist ve materyalist gibi akımların içine işlediğini ve çoğu müslümanın bunun bilincinde olmayıp İslâm'a göre yaşadığını iddia ettiğini söylemek muhtemeldir.
Can alıcı nokta ise şu:
“Müslüman için amaç, salt Allah rızasını kazanma hedefine mâtuftur.”
Yunus Emre'nin deyimiyle “ İsteyene ver Cenneti. Bana Seni gerek Seni.”
Yazar İslâm'a giren bütün yanlış kalıp yargıları ve putları yıkarak İslâm'ın gerçek kimliğine bürünmesine katkı sağlıyor. Kültürü İslam'a göre değil, İslam'ı kültüre göre yaşamanin, yaşatmanın ehemmiyetini izhar ediyor. Nitekim İslâm yaşansın diye vardır.
Velhasıl bu eserin bize asıl vermek istediği mesaj şu:
Fahr-ı Kainat Efendimiz'in ﷺ Veda Hutbesi'nde miras bıraktığı mukaddes sözünü “ Size iki şey bıraktım ki onlara sarıldığınız sürece delalete düşmezsiniz ALLAH'IN KİTABI ve PEYGAMBERİNİN SÜNNETİ ” iliklerime kadar hisettim.
Bu hakikate binâen, ancak Sünnet-i Seniyye’ye tâbi olan bir Müslüman, Âl-i Beyt’i gerçek anlamda sevmiş olacaktır.
Vesselam