Gönderi

İnceleme Galiba... çok emin olmamakla birlikte (:
3/10
·183 syf.··
2023 108. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2023 07:54
Dün ben bu kitabı okumaya başlarken bir arkadaşım 'Ben bunu yarım bıraktım, yoksa intihar ederdim' dedi, ben de karşılık olarak 'anlarsam intihar edeceğim, anlamayacağıma göre sorun yok' dedim... Kitap özetle böyle bir şey... anlayan pişman, anlamayan bin pişman. Kitabı çoğunlukla anlamadım... hatta hiç anlamadım desem yeridir. Nilgün Marmara, ülkemizde kapalı anlatım türünün öncülerindendir. Yani çoğunluğun anlamayacağı bir anlatım tarzına sahip... Kapalı anlamı geçtim, cümlenin normal ve görünen anlamının da ne olduğunu anlamadım... Cümlelerin yapısı biraz değişikti açıkçası. Günümüzde biri bu tarzda şiir yazsa A0 Türkçe diye dalga geçilirdi muhtemelen :D 3 4 sayfa vardı sadece okurken etkilendiğim. Tüm kitabı anlasam nasıl bir etki bırakırdı tahmin edemiyorum. Okuduktan sonra incelemelere göz atmaya karar verdim, neredeyse herkes aynı şeyleri yazmış... Nilgün Marmara; karamsar, depresif, hatta psikolojik sorunları olan biriymiş, ve bu şiirlerini de yansımış. Bir de Nilgün'le Sylvia Plath sık sık bir arada anlatılmış. Nilgün'ün Sylvia'dan etkilendiği belirtilmiştir... Arkadaşlar... tüm site ağız birliği mi yaptınız?? Niye hepiniz aynı şeyleri anlatıp duruyorsunuz... Ben de bilirdim sizin gibi konuşmayı... ❝Nilgün hayatı boyu anlaşılmamış, şiirlerinde de anlaşılmamayı seçmiş. Kitabı okurken satırların arasına sinen ölümü, yalnızlığı, kimsesizliği adeta canlı bir varlıkmışçasına sezdim. Sürekli çocukluğa atıfta bulunması belki de yaşamadığı, yaşayamadığı çocukluğuna duyduğu özlemin bir yansımasıydı. Uzaya, gökyüzüne, aya, yıldızlara ithaf ettiği mısralar, kim bilir belki de hayatın bağlarından kurtulma çabasıydı, ruhunun özgürlük isteyen haykırışlarıydı. Ama anlamadılar işte... ❞ diyebilirdim, ama demiyorum... çünkü herkes aynı anlamı çıkarıyorsa, ya bir ağız birliği vardır, ya da iddia edildiği gibi Nilgün pek de anlaşılmaz biri değildir... Açıkçası okuduğum incelemelerin çoğunu yetersiz buldum. Sanki hiçkimse anlamamış da, anlamış görünmek için aynı şeyleri yazmış... Şiir duygulara hitap eder derler ya hani... ya benim duygularım yok, ya da okuduğum kitaplar bana, benim duygularıma hitap etmiyor bilmiyorum... Bazı şairleri okurken sırf yazmış olmak için yazdıkları izlenimine kapılıyorum. Cemal Süreya'nın Üstü Kalsın kitabını okurken ❝Garson rakı getir, Garsonun adı Hakkı❞ dizeleriyle baya dalga geçmiştim... tamam kapalı anlatım falan ama bu dizelerde nasıl bir anlam gizli olabilir merak ediyorum (: Nilgün hanım'ın da ❝Kaydır hafifçe elini sağa ve bak elin hafifçe sağa kaymıştır❞ dizeleriyle birkaç yıl daha dalga geçebilirim sanki :D Yani Kutsal İlyada aşkına... bu dizede dünyanın hangi gizi yatıyor?? Evet elimi sağa kaydırdım ve elim sağa kaymış oldu... Wooow... Amerikanın keşfiyle eşdeğer bir keşif (: Bir de sülfür ve cıva'dan bahseden bir şiir vardı. ❝ Barış seninle olsun sülfür! Katlanan uzay, arındır gömütleri yalnızlıktan! Bir kez yörüngeleri silerek tanıtla varlığı! Yoksa, çorak kır çağırıyor bizi, cıva uçurumuna. ❞ Gökyüzü, denizler, yıldızlar, çocukluk falan hepsine kendimce bir anlam yükleyebilirim evet ama bu şiire nasıl bir anlam yüklemem lazım, ne anlamam lazım anlamadım :D Bir tahmin yürütecek olursam, barış diyor, sülfür diyor... aklıma sadece sülfürik asit'in savaşlarda kimyasal silah olarak kullanılabileceği geliyor. Yazar, sülfür ve cıvanın savaşa değil barışa vesile olmasını diliyor demek isterdim ama 'sen kafanda kurmuşsun' dersiniz diye demiyorum :D Bu savımı hiç okumadınız varsayın :)) BTW... Anlayan varsa beni de aydınlatsın bir zahmet (: Sanırım ben Özdemir Asaf'ın Lavinia'sından devam etmeliyim... kapalı anlatım bana hitap etmiyor...
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20144,762 okunma
··
1 +1'leme
·
1.916 Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Nilgün Marmara... İncelemende dediğin gibi Marmara, hayatı boyunca anlaşılmadı şiirlerinde de anlaşılmamayı seçti, çoğu zaman. Marmara'nın çok yakın arkadaşı Ece Ayhan der ki; "Nasıl İsmet Özel cumhuriyetle yaralıysa Nilgün'de dünyayla yaralıydı." bu cümle Nilgün'ü bir miktar anlatabilir belki onu tanımayanlara. Hatta Marmara muhtemelen aklını yitirecekti intihar etmeseydi. Diyor ki bir kitabında "Akıl hastanesinde gidişat üzerine sorgulamada, hastalardan biri:Hepiniz bir gün buraya geleceksiniz, gelecek, geleceksin, geleceksiniz, gelecekler, demiş."diye yazıyor. Dünyayla yaralı olan herkesin muhtemel sonu değil mi sence de delirmek?  Nilgün, hayatın akışına öylesine bırakmış ki kendini, "Durgun hayat kadını Nilgün" yakıştırmasını yapmış kendine. Bir başka kitabında da yazamadıkları için: "Her şeyi yazmıyorum, korkuyorum. Yazarsam çok dağılacağım gibi." diyor. Hani Yıldız Tilbe demişti ya bir konserinde, ben çok besteler yırttım gençler intihar etmesin diye. Nilgün'ün de böyle bir gücü olduğuna inanıyorum. Yani sözün özü kitaptan aldığını almışsın. Nilgün zaten anlaşılmak istemiyordu. Çünkü yaşarken de anlaşılmamıştı ki. Oğuz Atay'ın dediği gibi ben kitap değilim... (Devamını biliyorsun.) İntihar mektubunda da "Bu tükenişle hiçbir yeni yaşama başlanamaz, bu nedenle tüm sevdiklerime elveda diyorum. Ben'i bağışlayın. Böylece hayatına, anlaşılmamanın verdiği ağırlığın altında ezilerek, son veriyor. 3 puan vermene bir miktar üzüldüm ama imgesel dili oldukça yoğun olduğu için ve şiiri çok sevmeyen birileri için "anlamadım, bomboş vs" yorumları yapılabilir. Marmara da böyle biri zaten, edebiyatın imgesel melankolik prensesi. Kitaplarındaki imgeselliği anlamak çok zor. Ben de anlamıyorum çoğunu ama anladığım anlamlandırdığım yönleriyle seviyorum ben Nilgün'ü. Emeğine sağlık. Marmara benim için başka özel o yüzden yazmak istedim. :) Nilgün'ü sevenler bir müddet sonra kendileri için Marmaralaştım derler. :) Ruh hali anlamında melankoliklerin anasıdır.
卐 βεττy
Gönderi Sahibi
Uzun uzun bize Marmarayı anlatman çok hoş... dediğim gibi anlasam belki gerçekten çok sevdiğim bir kitap olurdu. Belki de anlamak için biraz Nilgün gibi olmak lazım bilemiyorum... anlamasam da dinlerdim seni Selim diyordu Turgut... Sen de Marmarayı bazen anlamasan bile hep dinlemişsin. Ben senin kadar içselleştiremedim Marmarayı üzgünüm... Yorumun için teşekkür ederim 🥹🍀
卐 βεττy
Gönderi Sahibi
Nasıl bir inceleme yazdıysam hala beğeniliyor :D hepimiz aynı durumdan muzdaripmişiz sanırım🥲
incelemeyi okuyunca kitabı ve özellikle yazarı daha çok merak etmeye başladım bende ters etki yaptı galiba 💁🏻‍♀️ kitap hakkında fikrim yok ama inceleme çok keyifli olmuş eline sağlık :)
卐 βεττy
Gönderi Sahibi
ahaahahhha sen zaten merak ediyordun kitabı... anlayabilirsen güzel kitap diyorlar :) rica ederim 🧚🏻‍♀️🤍
Aslında kapalı anlatım çok da derin derin düşündürmese gerek. Bilmiyorum, kitabı okumadım dhdhdhd ama genelde çok uzun uzun düşünmem. Şiiri bilmiyorum. Belki de: “Kaydır hafifçe elini sağa ve bak elin hafifçe sağa kaymıştır” derken her şeyin aslında bu kadar basit olmasından bahsediyor olabilir. Güzel inceleme olmuş. Elinize sağlık.
卐 βεττy
Gönderi Sahibi
@prrrometheuss kitabı okurken ve incelemeyi de yazarken sürekli belki de ifadesini kullandım... gerçekten anlaşılmamış birisi. Belki de söylediğiniz gibidir bilemiyorum :)