Ve yine bir tarihçinin (aynı zamanda simgebilimci ve şifre çözücü ve dil uzmanı ve arkeolog ve ant..)yardımına ihtiyacı var.Genellikle böyle tarihi ve ilginç bilgileri güzel, heyecan verici hikaye ile harmanlayan kitapları severim.Her ne kadar iyi bilgi kaynağı sayılamasa da bilgi araşdırmaya yönlendirmesi bile yeterlilik açısından kâfi.
Dan Brown ve J.R.Santos bu konuda benzer yazarlar (Her birinin kitap karakterleri Vatikan'ı en az bir kez kurtarmıştır mesela:)
Kitap Melekler ve Şeytanlar da olduğu gibi 15.yüzyıl Vatikanından, İlluminatiden,gizli ayinlerden,şifreli mesajlardan,Tapınak şövalyelerinden filan bahsetmiyor.Onun yerine çok yakın geçmişteki yolsuzluk iddialarını,mafya bağlantılarını ve siyasi skandalları,adı geçen kişilerin gerçek kimlikleri ile birlikte sunuyor.
Kuşkusuz yazar bu kitap için iyi araşdırma yapmış.Verdiği bilgiler çoğunlukla gerçek.Üstelik sunduğu bilgileri kanıtlar nitelikte kaynak ve detaylar da vermeyi ihmal etmiyor.Şahsen yaşadığım ülke için aynı konuda kitap bulursam büyük bir merakla okurum.
Sadece kitapda sevmediğim bazı şeyler var:
1.Kitapdaki hikaye çok yavan.bazen gerçekten yersiz konuşmalar,aşırı tepkiler ve saçma olaylar " amatör birinin kitabını mı okuyorum acaba " hissi yarata bilir.Tabii bu sadece hikaye kısmı için geçerli.
Bu yüzden bu kitabı okuyup beğenmediyseniz ve ya okumaktan vaz geçtiyseniz yazarın Tanrı'nın Formülü kitabına şans vermenizi isterim.
Ordaki hikaye biraz daha güçlü..
2. Dan Brown tarihçi olduğunu ne kadar gösteriyorsa,Santos da Gazeteci olduğunu o kadar belli ediyor.Karşı tarafa bilgi göndereceğim derken gereksiz fazla detay veriyor ve bu okuru bir yerden sonra sıkmasa bile yoruyor.(yazar kitabın sonunda tek bir konuya odaklanmak için tükenmez skandallar kaynağını bir tarafa bırakması gerektiği söylemiş gerçi))
3.Her iki yazarın HER kitabında baş karakterlerden biri MUTLAKA güzel,çekici,zeki ve başarılı (4×4) bir kadın oluyor ve bu kadın bir süre sonra Superman tarihçiyle birlikde günü kurtarırken romantizm yaşamayı da ihmal etmiyor.Tarihçimiz ayrı kitaplarda aynı kişi kalırken, Lois Lane günün sonunda sıradaki kitabın 4×4 kadın karakteri için sahneyi terk etmek zorunda kalıyor:)
Bu tek kitapta büyük ve göze batan bir olay değil pekâlâ.O yüzden abarttığımı düşünebilirsiniz belki
Ama yazarın tüm kitaplarında aynı durum mevcut ve bu konuda bazen ayarı fazla kaçırdığını düşünüyorum.
Bu küçük detaylar sayılmazsa güzel bir kitap okudum.iyi okumalar