Peter Wohlleben farklı bir bakış açısıyla okurlarının karşısına çıkıyor. Ormanlara ve ağaçlara anlatılmaz bir tutkuyla bağlı olduğu bir gerçek. Orman Müdürlüğünde yirmi yılı aşkın süre boyunca çalışması da bunun bir göstergesi olsa gerek.
Ağaçlar üzerine geliştirdiği düşünceleri, her kesimden insanın okuyabileceği nitelikte. Ağaçların iletişimi ve aralarında gelişen sevgi bağı insanlara göre daha tutkulu ve güçlü. Bundan yola çıkarak da insanlara eleştiri söz konusu bu eserde.
İnsanlar kendilerini görmekten (canlı varlık) başka, biraz da çevresine (doğaya) baksa gizli yaşamların sınırlarını zorlayacaklar aslında. Empati kavramı yine doğa ve insan çelişkisinde devreye giriyor. Verdiğimiz zararların farkında olsaydık doğaya, ormanlara ve diğer canlılara olan bağımız daha fazla gelişebilirdi. Okurken bunu düşündürdü.
Yazar, bu eserinde ağaçları sosyal bir varlık olarak değerlendiriyor. Onların yaşamlarında da sevginin ve paylaşımın payı büyük. Kitabı okuduktan sonra ağaçlara ve ormana daha farkı bir açıdan bakacaksınız. Yaşamın ve sürdürülebilir hayatın dallarına bir de sizin yeşeren umutlarınız tutunabilecek.