söylediğiniz şeylerin çok büyük bir kısmıyla romanın alakası yok yeraltı adamı özgürdür mantıklı olanı bilmesine rağmen mantıksızı seçer hayattan korkmamazlık etmez doğrudan onun gözlerine bakar duvarlar içerisindeki iyiliktense duvarlar dışarısındaki acıyı seçmiştir acı çektikçe daha da özgürleşir özgürleştikçe hür iradesini kararlarının ahlaki sonuçlarını tanıdıkça daha fazla acı çeker bunu kendi iradesiyle seçtiğinden de bundan zevk duyar iki uçta birden var olur hem varlığından acı duyar hem de evrenin sonuna kadar var olmak ister
insanların dostoyevskiyle yaşadığı en büyük sıkıntı bu yeraltı insanı bir insan değildir bir karakter sıfatı bile yakıştırmak zordur ona o doğrudan dostoyevskinin fikirlerinin bir yansımasıdır sadece karakter süsü vermek için bir iki toz atılmıştır üstüne ona doğrudan dostoyevskinin yansıması da diyemeyiz çünkü dostoyevski bile fikirlerini maddesel alemde bu kadar öteye taşımaya cüret edememiştir o olsa olsa onun fikirlerinin bir yansıması olabilir (hatta bu yüzden dönem rus kanonunda başta belinski olmak üzere rus eleştirmenler tarafından dostoyevskinin dehasının bittiği eser olarak tanınmıştır)
son olarak gogol'ün paltosundan çıktık lafı onun önemsiz insanları karakter olarak almasından kaynaklı söylenen bir söz değildir ki gogol bir hicivcidir eserlerinin hiçbirini ne toplumsal ne de felsefi bir kaygıyla yazmıştır gogol öncesi rus edebiyatında jukovski puşkin aksakov radischev dışında oturmuş bir düzyazı geleneği yok kastettiği şey dönem düzyazı yazarlarının esin kaynağının gogol olduğudur bunun ötesisinde puşkini gogole havada karada tercih eder