Ayfer Tunç ; "İnsan bir muammadır...." (syf. 53) diyor kitabında. Bu sözüne dayanarak da Suzan Defter ' de aşk, sevda, bozuk aile ilişkileri ve yarım kalmış hikayeler arasında yaşayan iki insanı anlatıyor.
Kitap bilinen yazım tekniklerinden farklı bir şekilde kaleme alınmış. İki günlükten oluşuyor. Çift sayılı sayfalar erkek karakterin günlüğünü, tek sayılı sayfalar kadın karakterin günlüğünü içeriyor. Hangi sırayla okuyacağınız ise size kalmış :) Ben iki günlüğü de ayrı ayrı okumayı tercih ettim ama eş zamanlı okuyanlar da varmış.
Erkek karakter Ekmel Bey (günlüğünde Bay E. olarak bahsediyor kendisinden); eşinden ayrılmış, hayattan çok fazla beklentisi olmayan hatta kendisine, tuttuğu günlüğün sayfa sayısı kadar ömür biçen bir avukat. Bir gün, gerçekte satmak istememesine rağmen evi için satılık ilanı çıkarmaya karar veriyor ve sadece kadın alıcılarla görüşmeyi kabul ediyor.
Kadın karakterimiz ise bu görüşmeye gelenlerden Derya Hanım. Kendisini Ekmel Bey' e Suzan olarak tanıtıyor. Derya da hayattan umudunu yitirmiş birisi. Vakit geçirmek için bir şeyler ararken ilanı görüyor ve eve bakmaya gidiyor. Böylece Ekmel ve Derya arasındaki görüşmeler başlıyor.
Ayfer Tunç' tan, insanların iç dünyalarını, farklı insan hallerini ve hikayelerini okuduğum güzel bir kitaptı. Yazar duyguları, yine olduğu gibi, saf haliyle okuyan kişiye aktarmayı başarıyor. Bence farklı bir yazım tekniği kullanmış olması da kitap için bir artı.
Kısa ama samimi hikayeler okumak isteyenlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Ben de çok severek okudum Buket😊 Kuru Kız için de güzel yorumlar var, listemde ama bakalım ne zaman okurum ben de😊Keyifli bir okuma olacağına eminim ama😊