Türkiye'de Ensest Gerçeği
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
117 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 14:12
Kitaba dört ay önce başladım. Belki de okurken zorlandığım tek kitaptı. Ben satırlardan kaçarken bu satırlara konu olan yaşantılar vardı. Benim okumaktan kaçtığım şeyi onlar yaşadılar. O duygudan nasıl kurtuldular ya da kurtulabildiler mi bilmiyorum. Hayat güzel, sevmek sonsuz olmalıyken zihniyeti bozuk, ailesi tarafından yetiştirilmemiş, geliştirilmemiş ya da korunmamış insanlar tarafından zehir oluyor maalesef. Kitabı okurken her sayfasında "yok artık, daha ne olabilir ki" dedim ve her sayfada daha kötü, daha kan donduracak vakalar okudum. Bu kitabı hem merak ettim hem kitap okumaktan uzaklaştım. Gerçekler acı geldi ne de olsa... Bu kitap Büşra Sanay'ın araştırma ve gerekli kişiler ile röpartajından oluşuyor. Soru cevap şeklinde ilerliyor. Ensest nedir, vakalar karşında adli tıp, hukuk ne yaptı bunlardan bahsediyor. Bazı konularda çok bilgisiziz, mesela iyi bir çocuk nasıl yetiştirilir? Bu soruyu her gün sorsa her ebeveyn kendine hastalıklı - hastalıklıdan kastım ruhu hasta - bireyler yetiştirmeyiz. Üç beş yaşındaki çocuk babası tarafından seviliyorum zannediyor kendini lakin düpedüz cinsel istismara uğruyor. Bunu kanıtlamak için ise o çocuk defalarca o anı yaşayacak sorulara maruz kalıyor. Bu olayın altında kalmamak için direnirken o olayı defalarca hatırlıyor çocuk ya da toplum tarafından dışlanmamak adına aile içinde konu kapanıyor, kapandığı düşünülse de kapanmıyor. O yara kabuk tutmuyor ve büyümeye devam ediyor. Ateş ile barutun yan yana gelmesi meselesi bu adeta. İnsana zararı en çok güvendiği, yakın bildiği insan veriyormuş. Ensest vakaları en çok kuzen, amca - dayı ve baba tarafından uygulanıyormuş. Kız çocukları istismara daha çok maruz kalıyormuş, erkekler istismara uğramıyor diye düşünmeyin onlar da uğruyor maalesef. Hatta bir vaka vardı kitapta, ağabey erkek kardeşini istismar ediyordu inceleme sonucu ağabeyin de babası tarafından istismara uğradığı öğreniliyordu. Anne baba olan birinin çocuğunu asla birinde bırakmasını tavsiye etmem bu kitabı okuduktan sonra. Eğitim meselesi diye düşünürdüm önceden bunu ama kitapta imamın torununa istismarına, memur babanın kızına istismarına ve daha nicelerine şahit oldum. Ekonomik yönden etki ediyor belki, çünkü annenin çalıştığı babanın evde oturup içki içip kızıyla sözde oyun oynadığı bir vaka vardı. Bazı kadınlar çocuğunun arkasına durup dava açıp hakkını arayıp millet ne der diye düşünmezken bazı kadınlar ise altı yaşındaki çocuğuna "kızım kuyruk sallamasaydı kocam yapmazdı" diyebiliyor. Toplum tarafından dışlanmamak için susan çok kişi var maalesef, senin kötü gününde yanında olmayan insanı ne yapacaksın ki? Kitapta Güldünya isimli bir kız kuzeni tarafından tecavüze uğrayıp hamile kalıyordu, aile kıza destek olmak yerine kızı öldürüyordu. Bir bebek annesiz kaldı, babası desen adam değildi ama babası da namus davası üzerine öldürüldü. Olan o masum bebeğe oldu, devlet tarafından büyütüldü. Güldünya Tören için Zülfü Livaneli, Sezen Aksu, Aylin Aslım gibi sanatçılar Güldünya Şarkıları adlı albüm hazırlamışlar. Zülfü Livaneli'nin şarkısının sözleri şu şekilde " Güldünya, Güldünya / Ağla dünya, gül dünya / Güldünya'yı vurdular..." Güldünya ilkin ağabeyi tarafından bacağından vuruldu, Güldünya hastanede şikayetçi olmadı ama aylar sonra küçük kardeşi vurdu onu. Onun kıyamadığı kişiler ona kıymıştı namus meselesi adına. Hakim karşısında yargılanan bir babanın savunması şu şekilde idi: İnsan yetiştirdiği meyvenin tadına bakmak ister! Bu kitap hakkında söyleyecek çok şey var. Kitap içinden bilgiler vermemek için incelememi burada sonlandırıyorum. Bu kitabı okuyun okutturun lütfen
Enseste hayır!
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
··
122 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.