"Dayaktan ölmeyince soğuktan gebersin it!" diyen ebesi kapıyı açmamış. Bağırmış, ağlamış ama sesini duyuramamış. Sokaklarda dolaştıktan sonra Aram'a gitmiş. Artık ne kadar şarap içtiyse sızmış Aram, duymamış yumruklanan kapıyı. Adem çaresiz ayrılmış, kapı girişinde ince bir battaniye bulup sırtına almış. Benim sıcaktan ve yemeğin ağırlığıyla ikinci kez uykuya daldığım saatlerde Adem de dayanamamış ve uykuya teslim etmiş kendini. Ölüm uykusuna..."
Selam Benim gibi #öykü okumayı seven , öykünün kısa fakat etkileyici dünyasına dalmaktan her daim mutluluk duyan arkadaşım için öyküye doyacakları , nefis bir #edebiyat ziyafeti çekecekleri bir #tavsiye bırakmak istiyorum . romanoku yayınları yayınlarından çıkan, Ali Bektaş ın derlediği on dört farklı yazardan on dört farklı öykünün yer aldığı #dalındaöyküler
Öyküleri okurken duygudan duyguya sürüklendim . Kah üzüldüm, kah sinir oldum , kah gülümsedim. Öyküler hayatın içinden olduğu kadar bir o kadar da dışından. Şimdi bu nasıl oluyor diyebilirsiniz ki tamamen de haklısınız bunu sormakta. Çevremizden duyduğumuz, gazetelerde okuduğumuz ya da uzaktan gözlemlediğimiz hayatlar. Bir o kadar da dışından. Çünkü insan kendi yaşamadığı, birebir şahit olmadığı , kahramanını yakinen tanımadığı olaylar karşısında belki üzülür , belki tepki gösterir ancak bir kitap okuyormuş gibi dışarıdan bakar. Boşuna dememiş Atalarımız " ateş düştüğü yeri yakar" diye.
Geçtiğimiz aylarda #minninaışıklarıkapama kitabı ile tanıştığım, kalemini çok sevdiğim @ozgedogar ın da bir öyküsü var kitapta.
Her öyküyü tek tek yazmayı düşünmüyorum, sadece çok ama çok sevdiğimi belirteceğim kitabı. Her Ay Okuyanlar KulübüDalında ÖykülerAli Bektaş
Dalında ÖykülerKolektif · Romanoku Yayınları · 202353 okunma