Monsters ı ilk gördüğümde baya merak etmiştim. Aklıma nedense Monster Cilt 1 mangası ve animesi gelmişti (ki hem okumanızı hem de izlemenizi öneririm şaheserlerdir )ve hemen edinmiştim bu eseri indirimde yakalayınca.
Eserimiz bir genç adamın asker olmak istediği için başvurduğu bir kurumdan alınıp Nazilerden miras kalan “Prometheus Projesi” için deney olarak kullanılmasıyla başlıyor. Üstün bir insan yaratmayı hedefleyen bu projenin bu genç adamdaki etkisi ise onu canavara dönüştürmesiyle sonuçlanıyor. Eserin kalanında canavara (!) dönüşen Bobby nin şekil olarak korkunç bir hale gelse de küçük masum bir çocuk olduğunu gerçek canavarların gücü elinde bulunduran bazı acımasız insansı varlıklar olduğunu dehşet verici bir şekilde okuyoruz. Monsters bu anlatımı muhteşem siyah beyaz çizimleriyle yaparken dehşet verici çizimlerle zihnimde yer etmeyi başarmakla kalmadı savaş psikolojisini , aile içi geçimsizliğin yarattığı travmaları ve vicdani hesaplaşmaların insanı nasıl etkilediğini çok güzel bir şekilde aktarmayı başardı bana.
Çizgiromanı okurken bir trajediyle dolu bir dram dizisi izliyormuşum gibi içine girdim eserin. Bu açıdan bana göre başarılı bir çizgiromandı. Ben sevdim, çizgiroman severlerin hoşuna gidecektir.
Kitapla kalın :))