·225 syf.····Okunma: 12 Eylül 2023 14:41 Sicilya’da Bir Aşk Hikayesi;
18. yüzyılda geçen muhteşem bir romantik gerilim, masalsı ve gotik edebiyat türünde dediklerinden. O yıllarda İngiltere’de yanında erkek eşlikçi olmadan kadın bir yazar olmak o kadar zorken bu türde roman yazmak herkesin harcı olmamalı.
Ann Radcliffe, gotik romansın duayenlerinden. Tam altı gotik roman. İkinci romanı “Sicilya’da Bir Aşk Hikayesi”, türde sözü geçen yazarlardan biri haline getirmiş onu. Udolf hisarı Ahmet Mithat efendi tarafından Türkçe’ye çevrilmiş bir diğer romanı olmakla birlikte başka Türkçe çevirisi yapılmış romanı bulunmuyor.
Kitabın adından da anlaşıldığı gibi hikaye Sicilya’da geçiyor ve türü gereğide Sicilya’daki gizemli bir şatoda. Aşk hikayemizin kahramanları bu şatoda yaşayan Julia ve aşık olduğu genç Kont Veraza. Hikayeyi karanlıklaştırıp gotikleştiren kahramanlar ise Julia’nın hırslı, kötü kalpli babası Marki Mazzini ile şatonun uzun süredir kullanılmayan güney bölümünde geceleri cirit atan tuhaf ışıklar ve duyulan inlemeler.
Julia ve Emilia, küçük yaşta annelerini yitirmiş, babaları ise genç ve kurnaz karısıyla birlikte terk ettiği bu köhnemiş şatoda bakıcıları Madam Menon’la büyümüş iki genç kız. Sakin, unutulmuş ve huzurlu bir hayatları var. Ancak bu huzur tablosu, babaları eğitimini kendi üstlendiği erkek kardeşlerinin erişkinlik töreni için tutkulu, ihtiraslı karısı birlikte Mazzini Şatosu’na gelip büyük bir kutlama düzenleyince sonsuza kadar bozuluyor. Julia’nın Kont Veraza’yla babasının onaylamadığı bir aşka tutulması kısa süre içinde tüm ailesini ve çevresinin hayatını değiştirmekle kalmıyor, herkesi içinden çıkamadıkları korkunç bir gizemle de burun buruna getiriyor. Şato’nun güney cephesinden geceleri görünen ışıklar ve sesler giderek artarken Julia ve erkek kardeşi Ferdinand aile geçmişleriyle ilgili esrarını tam kavrayamadıkları bir takım sırlar olduğunu anlıyorlar. Bu sırların en ilginç yanıysa geçmişten gelerek kendi hayatlarına sirayet edecek, kaderlerini değiştirecek kadar güçlü olmaları.
Ann Radcliffe, bir yandan maceralı bir aşk hikayesi anlatırken bizlere, diğer yandan da gerilim unsuru bol, kuvvetli bir gotik ağ örüyor çevremizde. Gerilimi, entirikayı roman boyunca harmanlayarak, mantıklı ve mutlu, güzel bir sonla bitiriyor. Ayrıca dönemin ahlak anlayışını , erkek baskısını ve egoyu karakterinlerine çok başarılı bir şekilde yediriyor. En mühimi de en büyük gizemin çözümünü romanının son sayfalarına kadar okura açık etmeden taşıyabilmesi, okurunun sayfalar boyu beklentisine karşılık verebilmesi. Bu anlamda “Sicilya’da Bir Aşk Hikayesi”nin şahane bir sonu var diyebilirim.
Masalsı, film tadında, maceralı aşk hikayesi sevenlere bu gotik romanı can yayınları kadın klasikleri adı altında olan yayından okumanızı tavsiye ederim keyifli okumalar...