Belki bir efsaneyi kelime dediğimiz söz öbekleriyle açıklayamam. Ama şöyle bir şey söylemek isterim. Sayfa 19'daki "Stelyanos Hrisopulos Gemisi" öyküsünden bir söz dikkatimi çekti.
"Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı." diyor yazar.
Gerçekten de öyle. Kuşlar uçuyor, ağaçlar gülümsüyor, güneş parlıyor.. Kısacası zaman geçiyor. Hayat akıp gidiyor. Ve biz de zamana yetişmeye çalışırken etraftaki güzelliklere karşı körleşiyoruz. Burnumuzun ucundaki güzellikleri bile göremiyoruz. Küçük İskender'in İt Cazı kitabında şöyle bir söz geçiyor:
Tabiatın güzelliğine bak, dedim
Ağaçlardan hiçbir şey göremiyorum, dedi.
Sahiden hemen yanıbaşımızdaki güzellikler bile o kadar yabancı hâle geldi ki...