·
Okunma
·
Beğeni
·
1.631
Gösterim
Adı:
İt Cazı
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
282
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755702933
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınları
Bugün hayatında bir değişiklik yap ve ne kadar yıpratıcı olduğuna karar ver istedim; o nedenle oturup yazdım tüm bunları; yoksa gecenin dördü; hepiniz uyuyorsunuz; bu ülkede hep gecenin dördü; herkes uyuyor. Ben ayaktayım. Elimde bir bıçak var ve kendimi mi yaralayayım, kendimle aramdaki coğrafyayı mı keseyim, kendimle aramdaki anlayış biçimlerini mi doğrayayım, karar veremiyorum. Çok salakça, farkındayım. Gülüyorum. Bıçakta gülüyor buna. Memlekette gülüyor. Doktorum da gülüyor. Arkadaşlarım da gülüyor. Gülmeyi artık bir kusmaya dönüştürüyoruz.

Hadi canım, söyleyelim bari: Herkes gitti, çıkmışız dışarı, bas bas bağırıyoruz. Uluyoruz. Caz diyorlar buna bazı köpekler. Canın yandığı için it cazı yapıyorsun diyorlar. Doğrudur. Bir gün benim de arka bahçemi kazdıklarında çok fazla ceset çıkacak ve garip bir yetkili açıklama yapacak: "Her biri bir başka müzik aletiyle öldürülmüş, fantastik!"

Insectisid, Made in Hell, Necronomicon birleşti, geldi.

Ben yazarken çok korktum; eğer satırlar arasında kaybolursanız, seslenin, gelip sizi de severim. Sorun değil.
282 syf.
Büyük bir ümit, büyük bir heyecan ve büyük bir darbe... Ne dememi bekliyorsunuz ki bu kitap hakkında? Aldığıma bin pişman oldum. Okuduktan sonra baltalayıp, parçalayarak yakacaktım ama içim el vermedi. Bir insan bu kadar mı gereksiz yazar? Hadi, güzel bir şey anlatsa neyse! Daha ne anlattığını bile anlamadım. O kadar ki berbattı. Şiir mi, olabilir? Deneme mi, olabilir? Porno mu, olabilir? Her şey olabilir ama keşke benim okuduklarım arasında olmasaydı! Bu kadar düşük puanı daha önce hiç bir kitaba vermedim. Ama bu kadar da olmaz ya! Hani merdiven altı derler ya, işte bu da yatak altı versiyonu. Türk şiirine hayırlı uğurlu olsun demekten başka bir şey bulamıyorum. Umarım bu kitap gözünüzün önünden bile geçmemiştir. Bu kitabı okumayın! Başka bir kitap için: iyi okumalar...
282 syf.
·Puan vermedi
Ben yazarken çok korktum; eğer satırlar arasında kaybolursaniz, seslenin, gelip sizi de severim... Fantastik hayallerimin kurgulandığı, it cazı serzenişlerimin korkusuzca haykırıldığı bu esere hayran olmamak ne mümkün
282 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba...
Bugün hayatında bir değişiklik yap ve ne kadar yıpratıcı olduğuna karar ver istedim; o nedenle oturup yazdım tüm bunları; yoksa gecenin dördü; hepiniz uyuyorsunuz; bu ülkede hep gecenin dördü; herkes uyuyor.
Ben ayaktayım.
Elimde bir bıçak var ve kendimi mi yaralayayım, kendimle aramdaki coğrafyayı mı keseyim, kendimle aramdaki anlayış biçimlerini mi doğrayayım, karar veremiyorum. Çok salakça, farkındayım.
Gülüyorum.
Bıçakta gülüyor buna.
Memlekette gülüyor.
Doktorum da gülüyor. Arkadaşlarım da gülüyor. Gülmeyi artık bir kusmaya dönüştürüyoruz.
282 syf.
·5/10 puan
Küçük İskender internetten tanıdığım bir yazardı. Okuduğum ilk kitabıydı ve içerisinde çok özgün yazılar vardı. Bazı yazılar gerçekten çok güzeldi ama bazılarında gerçekten çok sıkıldım, belki de bana hitap etmedi. Farklı cinsel tercihleri olanların daha çok beğeneceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabın sonundaki telefon sapığı ise kitabı eğlenceyle bitirmeme neden oldu. İlginizi çekiyorsa okuyabilirsiniz ama okurken internette gördüğümüz Küçük İskender etiketli yazılardan oluşan bir kitap beklememenizi tavsiye ederim.
%43 (120/282)
·Puan vermedi
Yıllar önce aldığımda 120 sayfa okuyup yarım bırakmıştım, şimdi grupla okumaya karar verdik fakat yıllar önce 120 sayfa nasıl okumuşum deyip 20li sayfalarda bıraktım elimden. Diğer kitapları da böyle midir bilmem, bilmeden de yargılamak istemem ama beni çok rahatsız etti. Bir daha herhangi bir kitabını elime almaya çekinirim açıkçası.
282 syf.
·2/10 puan
Ne zor okudum ben şunu. Deyim yerindeyse kan geldi gözlerimden .Zaten şiir bana göre birşey değildi bu post-modern şiir kavramıysa yakınına yaklaşmamam gereken birşeymiş. Diğerinde gene bir duygu var. Kafiyenin verdiği bir uyum vardı. Derine giremese de az çok yaklaşıyorsun şairin anlatmak istediğine... Burda o yok. Sürekli negatif buğulu puslu bir hava hakim. Umutsuzluk, insanoğlunun karanlık tarafları, hayatın acımasızlığı vurgulanıyor SANIRIM!!! Yani benim az çok anlayabildiğim bunlardı. Bir daldan dala atlayan yazım tarzı bu post-modern şiir olayı bir daha açılmamak üzere kapandı benim için.
282 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Hoşlandığım kadına vermiştim. Gitti güzelim kitap. Bu 150 karakter olayını sevmedim arkadaş. Ananas ananas ananas ananas ananas ananas ananas ananas ananas
%18 (50/282)
·Puan vermedi
Kitabı bırakmakla iyi mı yapmış olucam bilmiyorum. Ama daha fazla bu iğrenç kelimeleri okumak istemiyorum. Beğenenler nereyi beğendi acaba en güzel dedikleri yeri merak ediyorum doğrusu..
" İçki içebilmek için yaşamam gerekiyor
böyle düşünüyordu dostum. onu ambulansla hastaneye kaldırırken bağlı bulunduğu yatakta kendini bilmeden bağırıyordu:

-" her gece yatarken başucuma bira koyun dememiş miydim ?"

Gece susadığımda uyanıp içtiğimi bilmiyor musunuz?

Evet,alkole bağımlı biri olduğu su götürmez. ama onunkisi bağımlılıktan öte, garip bir aşktı bana kalırsa. İçki satmayan bakkaldan ekmek bile almazdı. Bunu ihanet gibi görmesini anlamıyordum. "
Küçük İskender
Sayfa 110 - Sel Yayıncılık
" Şimdi dostumu anıyorum yıllar sonra. Evet, eroini bırakıp alkole başladım onun anısına. Bir şiirini buldum,evimde unuttuğu. Burası için. Buraları için . biraz öfkeyle yazılmış.

"Yaşlı kadınların kucağında oturan kediler
gibi çöreklenmişken bir barın tıraşsız atmosferine,
içkiden ve eroinden ölen arkadaşlarımı hatırladım
belki üzmüyorlar artık beni
ödenemeyen şu elektrik faturaları kadar
annemin ' yine mi içtin' diyen hüzünlü sesi
telefondaki " hayır, bitiremeyeceğini anladım dünyadaki bütün içkileri asla!"
Küçük İskender
Sayfa 111 - Sel Yayıncılık
" biz arkadaşım,biz, kardeşim benim! ikimiz
omuz omuza verip sarılıyorduk cesaret,hınç, pirinç ve umut dolu
ve rastlantı bu ya
ne zaman bütünleşsek böyle, ne zaman parasızlıktan
şarabı suyla seyrelte seyrelte içsek böyle
gerçeklerin ardında
içine işediğimiz orospu şehrin çükleri
can asiler gibi
birer birer kalkıyordu!
ve ordan, tam ordan, kanlı ormanlardan bir çift irinli göz
bir göz ki hırsından et bir mitralyöz
sarmısaklı ruhumuzun leş güzelliğine bakıyordu..."
Küçük İskender
Sayfa 135 - Sel Yayıncılık
- Yorgun Asker! Komik Asker! Efkarlı Asker! Salak Asker! Ruh Hastası Asker! Kullanılmış Asker! Köle Asker! Maymun Asker!
Günaydın!

- Sağoool!

- Hiç uyuyamadın değil mi? Hep kabus gördün değil mi? Dönemeyeceğini düşündün değil mi? Koynunda taşıdığın resimlere çıkarıp çıkarıp baktın değil mi hanım evladı gibi? Basit olduğunu, sana " kahraman " diyerek parmağımızda oynattığımızı yine anlayamadın değil mi? Sana yarrağımızdaki kıl kadar değer vermediğimizi çakamadın değil mi? Aslında bizlerin korkak, senin cesur olmanın düzenin işine geldiğini farkedemedin değil mi?
Nasılsın?

- Siz de sağolun. Çünkü ölmek için bize lazımsınız.
Küçük İskender
Sayfa 23 - Sel Yayıncılık
" hayatla sidik yarıştıran çocuklardık biz: manamızın tansiyonu yüksekti ve biz sürat yapmaktan hoşlanırdık geceleri. geceleri sokaklarda, barlarda, yataklarda, kavgalarda sürat yapardık. bir yanımız delikanlıydı hep: aşklara pandik atardık. bir yanımız dişiydi: acıdan çok büyük yürekli evlatlar doğururduk. kin tutardık. kin tutmak, karanlığın lütfudur. kin tutmak,racondur. kin tutmak; hafızadır, unutmamaktır. zehrini son güne ,son darbeye, o saniyeler arasındaki tek vuruşa saklamaktır. kin tutmak,bir insandan bir halk yaratmaktır. "
Küçük İskender
Sayfa 103 - Sel Yayıncılık
" anahtarların amına koy'ım
-doktorun numarası kaçtı?
-sıkı gece değil mi
-menajerim ayağa kalktı, elinde cep telefonu, numarayı hatırlamak içinde dolaşmaya başladı
-dikkat et, dali'nin kuyruğuna basma
-o da ayrı bir manyaklık; evinde kim timsah yavrusu besliyor
-ben!
-yani başka?
-başkasından bana ne! ben timsahı seviyorum. başkaları sever sevmez beni ilgilendirmiyor
-kaçtı şu numara...
-yakında ona ateş çemberinden atlamayı öğreteceğim
senin beyninde yaşayan hücre kalmadı şu bok yüzünden
-pudra'ma karışma! ben senin sevgilin hakkında tek kelime etmiyorum"
Küçük İskender
Sayfa 51 - Sel Yayıncılık
Bir gün benim de arka bahçemi kazdıklarında çok fazla ceset çıkacak ve garip bir yetkili açıklama yapacak : "Her biri bir başka müzik aletiyle öldürülmüş, fantastik !"
de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişligi ögretecek, tattiracaktir
hasretten-hakikaten-ten degiştiren yüzüm!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İt Cazı
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
282
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755702933
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınları
Bugün hayatında bir değişiklik yap ve ne kadar yıpratıcı olduğuna karar ver istedim; o nedenle oturup yazdım tüm bunları; yoksa gecenin dördü; hepiniz uyuyorsunuz; bu ülkede hep gecenin dördü; herkes uyuyor. Ben ayaktayım. Elimde bir bıçak var ve kendimi mi yaralayayım, kendimle aramdaki coğrafyayı mı keseyim, kendimle aramdaki anlayış biçimlerini mi doğrayayım, karar veremiyorum. Çok salakça, farkındayım. Gülüyorum. Bıçakta gülüyor buna. Memlekette gülüyor. Doktorum da gülüyor. Arkadaşlarım da gülüyor. Gülmeyi artık bir kusmaya dönüştürüyoruz.

Hadi canım, söyleyelim bari: Herkes gitti, çıkmışız dışarı, bas bas bağırıyoruz. Uluyoruz. Caz diyorlar buna bazı köpekler. Canın yandığı için it cazı yapıyorsun diyorlar. Doğrudur. Bir gün benim de arka bahçemi kazdıklarında çok fazla ceset çıkacak ve garip bir yetkili açıklama yapacak: "Her biri bir başka müzik aletiyle öldürülmüş, fantastik!"

Insectisid, Made in Hell, Necronomicon birleşti, geldi.

Ben yazarken çok korktum; eğer satırlar arasında kaybolursanız, seslenin, gelip sizi de severim. Sorun değil.

Kitabı okuyanlar 196 okur

  • Ferya Fertelli
  • Seda Türkyılmaz
  • Ekin A.
  • Münzevi
  • Merve Özel
  • beyz
  • Dahlia
  • Arda kuzu
  • Ümit
  • kustah mavi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.5 (13)
9
%15.9 (7)
8
%20.5 (9)
7
%15.9 (7)
6
%4.5 (2)
5
%4.5 (2)
4
%0
3
%2.3 (1)
2
%4.5 (2)
1
%2.3 (1)