9/10
·416 syf.··
2020 38. kitabı
Yazarın oldukça gelgitli bir hayatı var. İki yaşında babası vefat ediyor, ilkokul yıllarında hastane odalarında çocukluğunu yaşamaya çalışıyor... Hatta hastanede yaşadıklarını onu öyle etkiliyor ki Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu yazıyor. Nitekim bu kitap da hayatının bir dönemini çok iyi yansıtıyor. Özellikle İkinci Dünya Savaşı yılları onun için arafta kaldığı, faşist olarak anıldığı, fikirlerinin mistisizme kaydığı bir dönemdir. Kitap da savaş sonrası İstanbul'unda geçiyor. Oldukça varlıklı bir Arnavut ailenin Yeşilköy'de yer alan köşklerinde olaylar cereyan eder. Mefharet, Besim ve Samim adlı kardeşlerin ikamet ettiği bu konakta Mefharet'in iki çocuğu (Selmin ve Aydın) da yaşamaktadır. Selmin'in Ferhat adında ırkçı bir nişanlısı vardır. Mefharet de bu nedenle ondan hoşlanmaz. En sonunda ayrılırlar. Annesinin bu tavrına sinirlenen Selmin hamile olduğunu söyler. Ancak bütün ısrarlara rağmen kimden hamile olduğunu söylememektedir. Samim'in günlüklerini karıştıran Mefharet, günlükteki gizli sevgilinin Selmin olduğunu düşünmektedir. Ancak işin aslı başkadır. Selmin annesinden intikam almak için yalan söylemiştir. Samim'in günlüğündeki kişi ise Ferhat'ın kız kardeşi Meral'dir. Meral ile Samim ilişkisi çalkantılıdır. Çünkü Meral Paris'e gitmek istemektedir. Samim her ne kadar onu vazgeçirmeye çalışsa da başaramaz ve ayrılır. Ancak Meral'in önündeki diğer engel Ferhat'tır. Ferhat, Meral'i odaya kitler ve kaçmasını engeller. Bütün umutları tükenen Meral intihar etmeyi düşünür. Bir sigara yakmak ister. Ancak çakmağının benzini bitmiştir. Benzini doldururken üstüne döker ve sigarasını yaktığı sırada üstü tutuşur. Yanarak can verir... Peyami Safa'nın kitaplarında mutlu bir son beklemek mümkün değildir. Hayatta yaşadıkları zaten pek çok insanın kaldıramayacağı şeylerdir. Zaten böyle bir beklentide olmak da anlamsız. Bunun yanında kitaplarında işlediği tema oldukça etkilidir. Özellikle bu kitabını diğer kitaplardan ayırmak mümkün. Çünkü içerisinde anlatılanlardan yola çıkarak çok farklı konularda analiz yapmak mümkün. Toplumsal açıdan Doğu-Batı'yı inceleyebilir, olayları psikolojik açıdan ele alabilir veya Samim'in Simeranyası üzerinden ütopik bir evren incelemesi yapabilirsiniz. Peyami Safa, bizlere bir kitapla birden çok konuya dikkat çekmeye çalışmıştır. Yalnızız, en başta bu açıdan çok değerli ve kıymetlidir. Yine de ben Peyami Safa okumaya başlayacak bir okur için ilk olarak bu kitabı önermem. Bana kalırsa en son okunması gereken kitabı budur. Çünkü bu kitap yazarın ustalık eseridir.
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.