Kitap İkinci Dünya Savaş'i yıllarını anlatıyor. Bir tarafta Hitler'in rütbesini yükselttiği bir asker baba, bir kız ve bir erkek çocuğu ile eşi diğer yanda Yahudiler. Öncesinde Berlin'de geçen gizli saklı bir aile hayatı daha sonrasında Hitler'in aile ziyareti sonrasında Polonya'da geçen asıl kısim yer alıyor. Ben bu kitabı okurken kendimi evin meraklı, sevecen, anlamaya çalışan, keskin düşünceli, kesfetmeyi seven yaramaz çocuğu Bruno'nun yerine koyarak okudum. Bruno Berlin'de beş katlı ve evin her alanı gizem taşıyan güzel yaşamını bırakıp adını çok sonradan öğreneceği Polonya'da üç katlı ve küçük aynı zamanda Alman askerlerinin kullandığı evlerinde bulur kendini. Keşfedebilecegi alan çok kısıtlı ve yaşamlari ev içerisinde geçmektedir. Ona gizli gelen yer üçüncü katın penceresinden gördüğü çizgili pijama giyen yüzlerce ve binlerce insanın bulunduğu yüksek duvar ve teller yardımıyla kendi evlerinden ayrılan kamp alanıdır. Bruno oradaki insanların mutlu olduğunu, çocukların oyun oynadığını düşünmektedir. Bu gizemli alanı ablası Gretel ile de paylasir. Ona sorular sorar bu insanlar hakkında ama tatmin edici cevaplar alamaz. Babaya (babasına demek yoktur kitapta) yalvarır Berlin'e dönmek için ancak nafiledir bu cikismalari. O da bu durumu kabullenir ve evde kendine bir salıncak yapar ve maalesef düşer yaralanır. Evin aşçısı onu tedavi eder ve Bruno'yu tatmin etmeyen şüpheli kaçamak cevaplar alır ondan da. Evin aşçısınin mesleği doktorluktur mesela. Neden aşçılık yapar? Ya da neden hakaret edile edile bu evdə başı öne eğik çalışmaktadır? Bruno bu gizemli dünyanın en gizemli alanını annesi uyurken ve kız kardeşi Gretel oyuncak bebekleri ile oynarken keşfe çıkar. Çizgili pijama giyen insanların kampının duvarlarını aşmanın ya da soru sorma olanağını elde edebilecegi birisini arar. Yolun sonunda küçük bir aralık yer bulur ve orada tellerin arkasında zayıf bir erkek çocuk. Adı Shmuel olan bu çocukla sohbet etmeye başlar ve bu gizemli buluşmayı sır olarak saklar. Bir yıl boyunca anne her uyudugunda dostu Shmuel ile buluşmak üzere cebinde birkaç yiyecek ile onun yanına gider ve onunla konuşur. Sonrasında anne Polonya'da yaşamaya daha fazla dayanamaz ve Berlin'e dönmelerini baba onaylar. Bruno arkadaşına veda edeceğini ve artık Berlin'e döneceklerini söyler. Arkadaşı Shmuel babasını bulamadıklarıni ve birlikte arayıp bulabileceklerini söyler. Berlin'e gitmeden önce Shmuel Bruno'ya çizgili bir pijama takımı getirir. Ve çitleri kaldırıp kampa girmesini sağlar. Üzerinden çıkan kıyafetleri çitin diğer yanında bırakır Bruno ve Shmuel'in babasını kampta ararlar. Ancak bulamazlar. Bruno gidecekken askerler gelir ve çocukların da içinde olduğu grubu yağmurun altında yürüyüşe çıkarır. Çocuklar ve kalabalik itile kakila bir barakanin içine getirilir. Bruno ve Shmuel artık yağmurda islanmadiklari için mutlu olurlar ve el ele tutusurlar. Sonra barınağın kapısı kapatılır ve gaz verilir.
Aile Bruno'yu bir yıl arar ve en son kıyafetlerini bulan baba acıdan kahrolur. Anne daha da hasta olur evin kizi Gretel ise kardeşi için sürekli ağlar ve sonunda birlikte Berlin'e dönerler. Baba ise Hitler'in ona vereceği cezaya razı olup kamptaki emir komuta işini bırakır. Mutsuz bir son ama umarım bu hikâyeler de tarih sayfalarında son bulurlar.
*Kitaptaki Furry:Hitler