Ömer İstanbul’da bir üniversite öğrencisidir. Okul dışında çok da önemsemediği bir postanede çalışarak aydın gibi gözüken fakat samimi olmayan bir arkadaş çevresine sahiptir. Uzaktan bir akrabasının tanıdığına aşık olan Ömer, bu kızın hayatına girmesiyle aslında içindeki şeytanla daha fazla yüz yüze gelecek ve seçimler yapacaktır. Macide ise Balıkesir’den konservatuar için gelmiş ve akrabasının evinden maddi problemler nedeniyle ayrılmış, babasını yeni kaybetmiş genç bir kızdır. Macide’nin tutunacak bir dal araması, Ömer’in de aşkı aramasıyla kesişen yolları, Ömer'in yaptığı hatalarla yokuşa sürüklenir.
Bu iki insanın ilişkisi insanlarda görebileceğimiz çeşitli eğilimleri gözler önüne serer. Bu konuda genelleme yapmak doğru olmasa da Sabahattin Ali “içimizdeki şeytan bazen iradesizliğimizin, bazen tembelliğimizin ve hatta bazen de kararlarımızın sonuçlarını göze alamadığımızın yansımasıdır” der. İçimizdeki şeytan denilen bu olgu belki de insanın zayıf yönlerinin bir aynasıdır. Gerçek hayatta ise buna nefs, vicdan, irade, kötülük gibi çeşitli tanımlamalar atfedildiğini görebiliriz.