Puan vermedi·114 syf.··Beğendi
· Özenle yetiştirilen her türlü yiyecek var masamızda , dolabımızda .Onların gözünden bakmak ister miydiniz insanlara ?
Sevgiyle büyüdü hepsi.Tek hayalleri irem bağına ulaşıp huzuru bulmaktı .Onların cennetiydi bu inançları.Özellikle de kahramanımız pembe domatesin .
Dalından koparılıp buzdolabına girince tanıştı insanların acımasızlığıyla . Çürüyenler,suyu çekilenler,kararanlar hepsi oradaydı.Dolaptan çıkıp tezgaha geçtiğinde ise daha da acımasızlıkla karşılaştı. Hepsinin suları, parçaları, kabukları hunhanca katledilip mutfağın hükümdarına ,ölüme terk ediliyordu.
Bu israf karşısında insanlara sevgisi nefrete dönüştü pembe domatesin.İntikam alınmalıydı ama nasıl?
Bu intikam sonucunda meyve ve sebzeler irem bağı yerine mutfağın hükümdarına,cehennemlerine inandılar.
insanlık ise lezzetli ve şifa dolu gıdaya ulaşamaz oldu.
George Orwell 'ın Hayvan Çiftliği kitabından ilham alınarak yazılmış kitabımız ,gıda israfında çok güzel bir bakış açısı sağlamış bizlere.
Okuyunca emin olun ki o buzdalabı vatandaşlarına çok farklı gözle bakacaksınız
Sürdürebilir gıda ,su,çevre için elimizi taşın altına koyup bilinçlenmenin vakti geldi. Çocuklarımız güzel bir geleceği hak ediyorlar. İşte size çok güzel bir kaynak okuyun efendim
En azından buna inanmıştı salkımında nice zamandır süregelen türdeşleri gibi. Peki insanların amacı neydi? Bir amaca sahip olamadıkları için mi birbirlerini incitiyorlardı? Bir insan, hiçbir amacı olmadan, sürekli sıradan aktivitelerle meşgul olup kimsenin duygularını kırmadan yaşayamaz mıydı?
Pişenlerin irembağı diye hayal ederek çıktıkları, ruhlarını teslim ettikleri bu yolda, bazılarının tabaklara dahi buluşmadan kara deliğin içine döküldüklerine şahitlik ettim.