·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Eylül 2023 08:41 Geber Aşkım peşin peşin söylemek gerekirse insanın ayarlarıyla oynayan bir metin. Okurken benim de ayarlarımla biraz oynamış olabilir.
Önce biraz yazardan ve kitaptan bahsetmek isterim. Ariana Harwicz Arjantin edebiyatının önemli kalemleri arasında yer alan, genellikle aile, evlilik, insanın içindeki yabani arzular ve şiddet gibi dokunulmaz kabul edilen konuları cesurca ele alan bir yazar. Geber Aşkım yazarın ilk romanı ve kitap 2018 yılı Man Booker Ödülü adaylarından.
Kitabın konusuna gelecek olursak, cinnetin eşiğinde gezinen bir kadının zihninde çıkılan bir yolculuk demek yanlış olmaz aslında. Böyle deyince korkutucu gelmesin size. Yeni anne olmuş genç bir kadının anneliği, evliliği, aşkı, sevgiyi, kadınlığı ve bunların bütününde hayatı sorguladığı, biraz karamsar, biraz tekinsiz, biraz gergin bir hikayesi var Geber Aşkım'ın. Bir ilk roman için oldukça sarsıcı ve güçlü bir metin.
Kitabı okurken karakterin zaman zaman sayıklamaları bana biraz Yaşam Suyu ve Clarice Lispector'u hatırlattığını hemen söylemeliyim. Ne de olsa aynı coğrafyanın kalemleri tabii. Ama amaa ben en çok Ebru Ojen'in Lojman kitabını anımsadım kitabı okurken. Lojman'ın Selma'sı resmen tepemden baktı okuma süresi boyunca. Bu arada İki kitabı da çok sevdiğimi de söylemeden geçmeyeyim.
Velhasıl sadede gelecek olursak; dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın kadınlık zor zanaat. Pek çok kadın annelik ve doğum sonrası dönemlerde ciddi sıkıntılar yaşıyor ve bu durumlar çoğu zaman başta eşler olmak üzere çevre tarafından da yeterince önemsemiyor ve Geber Aşkım'da olduğu gibi bazen kadını cinnetin eşiğine getirebiliyor.
Ben yazarı ve kitabı sevdim. Hatta kitabı bitirdikten sonra altını çizdiğim yerlere şöyle bir göz atayım derken kitabı ikinci kez okudum.
Bana kalsa herkes okusun derim bu kitabı.
Keyifle okunsun...