Gönderi

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 63. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2023 21:15
"Shishōsetsu" yani "itiraf romanı" ifadesiyle ilk olarak İnsanlığımı Yitirirken ile tanışmıştım. Şimdi ise nihayet bu türün Japon edebiyatındaki ilk temsilcilerinden birini, Katai Tayama'yı, okuma imkânı bulabildim ve çok beğendiğimi de söyleyebilirim~ Eser kısaca, Tokio adlı 34 yaşındaki bir yazarın ona öğrenci olarak gelen 19 yaşında bir genç kıza aşık olmasını ele alıyor. Aslında evli ve üç çocuk babası olan Tokio, genç kızın gelişiyle -artık tekdüze hale gelmiş- hayatına yeniden renk geldiğini hissediyor ve hem onu kaybetme hem de koruma içgüdüsüyle öğrencisinin hayatına müdahale ediyor. Tayama'nın bu eseri yazmadaki esin kaynağının ise 1903'de Michiyo Okada adlı genç bir hayranının ondan ders almayı istemesi ve üç yıl boyunca onun evine misafir olması da romanı bir "itiraf romanı" hâline getiriyor. (Burada bir parantez açmam gerek. Tayama ile öğrencisi Okada arasında romantik bir ilişki yaşanmamış. Hatta daha sonrasında Okada ailesi tarafından reddedilince Tayama, kızı olarak sahiplenmiş.) Romanı beğenme sebebime gelecek olursam, bunun için üç sebep gösterebilirim: Öncelikle, yapılan referanslar, özellikle de çokça Turgenyev referansı yapılması, ilgi çekiciydi. Turgenyev'in gerek boşlukta gerekse aşktan yana şanssız karakterlerinin Katai Tayama'nın karakterlerine nasıl etki ettiğini rahatlıkla gördüm. İkinci olarak, yazarın üçüncü kişi ağzından bir itiraf romanı yazıyor olması ve bunu yaparken sıkmaması hoşuma gitti. Okuduğum ilk eseri olduğu için üslubu hakkında genelleme yapamam ama romanda uzun ayrıntılara yer vermemesi ve ikilemde bırakması gözüme çarpan özellikler oldu. Yani akıcıydı ve son sahneye kadar "Tokio Yoshiko'ya mı aşık yoksa onun, hayatına getirdiği canlılığa mı?" dedirtti. Üçüncü ve en önemlisi, Yoshiko yani öğrenci genç kız üzerinden dönemdeki kadınlara ve insanların kadınlara bakış açılarına dair o kadar gönderme var ki çok zevk aldım buraları okurken. Dönemin kadınların edebiyatla ilgilenmesinden ve okumasından tut erkeklerle ve aileleriyle ilişkilerine dair birçok yargı vardı: Bir önceki neslin kadınlarının toplumdan nasıl soyut, sadece evine/eşine bağlı yaşadığının örneklerini de modern ve rahat gençlere büyükler tarafından konulan yargıların örneklerini de karakterler üzerinden görmek mümkündü. Nitekim, bu yüzden çok ilgimi çekti. Bana yer yer Tanzimat dönemi romanlarımızı hatırlattı.
Edebiyat
DöşekKatai Tayama · Tokyo Manga · 2023409 okunma
·
608 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.