·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Kasım 2023 11:56 Roman, Topkapı Sarayı’nda geçiyor ve Osmanlı İmparatorluğu’nun en karışık ve acılı dönemlerinden birini anlatıyor. Ne var ki, hiç kimsenin adı yok. Herhangi bir padişahın ya da vezirin adı verilmiyor. Tabi konuyla ilgili olanlar anlayacaktır ama ben araştırmadan öğrenemedim…
Osmanlı tarihçilerini okuduğumuz zaman, padişaha yakın olmanın, devlet sorumluluğu üstlenmenin korkunç tehlikeli bir iş olduğunu anlıyoruz. Fakat buna rağmen insanlar o tehlikeli makamlara gelebilmek için çırpınıp duruyorlar. Bu normal bir davranış değil ama siyasetin öyle bir büyüsü var ki insanın aklını başından alabiliyor. Bu belki de insan denilen canlının topluluk halinde yaşama ve hiyerarşik olarak yükselme içgüdüleriyle açıklanabilir. Ama bana yine de normal gelmiyor.
Yazar romanını tarihi bir roman olarak betimlemek istememiş. Daha çok birey-iktidar ilişkisi vurgulanmış. Ne var ki insanlar ilk bakışta dekora takılıyor ve romanı da “tarihsel roman” kategorisine sokuyorlar.
Benim en sevdiğimi kitaplar arasına girdi bile, son derece zevkli bir okumaydı…