Son zamanlarda okuduğum ve okunması gerek diye düşündüğüm iyi kitaplardan biri. Okuyacaklar için ipucu veren cümlelere çok yer vermek istemediğim için bu kitaptan mülhem “anlam” üzerine birkaç kelam edeyim istedim.
İnsan için dışarda bir anlam var mı yok mu bilemem ama hazır alınmış hiçbir anlamın insanı tatmin etmesi mümkün değil. Anlam, insan tarafından keşfedilmesi gereken bir şey. Yaşantı ve deneyimlerimizin üzerinden bizim inşa edeceğimiz bir şey.
Benim için hayatın anlamı son zamanlarda “temaşa” kelimesiyle çok güzel ifade ediliyor demişti Prof.Dr. Sinan Canan. “Maşa” Arapçada yürümek demek, temaşa da zevkle yürüyerek seyretmek anlamına geliyor en kaba tabirle. Yani burdan geçerken temaşa edip tadını alma gibi bir telaşemiz olmalı. Hayvani zevkler mertebesinden âli zevkler mertebesine bir yolculuk gibi düşünüyorum hayatın anlamını. Ye iç yan gel yatla özetleyeceğimiz bedeni zevklerden beklentiyi kesip daha yüksek ali zevklere bir yolculuk. Mesela felsefi zevkler, manevi zevkler, sanatsal zevker, estetik zevkler gibi şeylerin keşfi..
Bu kitapta Nazi kamplarından kurtulanların bir 'anlam'a sahip insanlar olduğunu, oradan sağlıklı çıkanların anlamsal dünyalarının sağlam olduğuna dair işaretler var. Evet hayat da böyledir. Zorluklara katlanmanın en verimli yolu, o zorluklara bir anlam nedeniyle katlandığını fark etmek veya en azından fehmetmektir. Bu anlam herkes için değişebilir. Kimi için ölüm bu anlamın kendisiyken kimi için mutluluk, para, makam, aşk, tüketmek, çalışmak ve hatta anlamsızlık bile olabilir.
Kitabın sonlarına doğru yapılan şu tespit çok yerindeydi ve anlamlıydı benin için: "Hayatı, halihazırda ikinci kez yaşıyormuşsunuz ve ilk seferinde şimdi olduğu gibi yanlış hareket etmek üzereymişsiniz gibi yaşayın!"