Bir umut mu?
Bir yıkım mı?
Fareler ve İnsanlarGazap Üzümleri ve İnci yazarın 3 kitabını bitirdikten sonra yine aynı acı tat. İçim buruk. Yazdıkları o kadar gerçek ve etkileyici ki uzun süre aklınızdan çıkmayacak.
Kino yoksul bir inci avcısıdır. Genç ve güçlüdür. Karısı Juana çelik gibi iradeye sahip, itaatkâr, saygılı, neşeli ve sabırlı bir kadındır. Kadınlar güçlüdür ama anneler daha güçlüdür. Juana bir annedir. Yavrusu Coyotito için her şeyi göze almaya hazırdır.
Kino ve halkı yüzyıllardır sömürülen, açlığa mahkum edilen, hakkı yenen insan yerine konmayıp böcek gibi ezilen bir soydan geliyordu.
Kino ve halkını sömüren insanlar şehir merkezinde, bahçeli ve konforlu evlerde yaşarken, sömürülen halk şehrin dışında sazlık evlerde yaşarlar. Her şey o sabah yavruları Coyatito' yu akrep solmasıyla başlar. Şehir merkezinde oturan ırkçı ve açgözlü doktora muhtaç olurlar. Paraları olmadığı için kapı yüzlerine kapanır. Juana yavrusu için öyle bir dua eder ki aynı gün denizde eşi benzeri görülmemiş bir inci bulurlar. O günden sonra hayatları ikiye bölünür. İnciden önce ve inciden sonra.
Kino kasabaya varmadan incinin haberi yayılır. Artık Kino'nun incisi herkesi ilgilendiriyordu. Herkesin rüyalarında, hesaplarında, planlarında, gelecek hayallerinde, dileklerinde, ihtiraslarında yer etmişti. Oysa ki Kino'nun en büyük hayali yavrusu Coyotito' yu okumaktır. Tek umudu incisi ve oğludur.
Oğlum okuyacak bizi bu yokluktan kurtarıp zincirlerimizi kıracak.
"Okuyacak benim oğlum, kitapları öğrenecek" dedi. Yazı yazmasını da öğrenecek, hesap yapmasını da. O bunları bilince biz de Özgür olacağız. O bilince biz de bileceğiz. S (32)
Okuma şansımız varken okuyalım çocuklarımıza okutturalım.
Kitapla kalın. Sevgiler...