Senden nefret etmiyorum Kenan
10/10
·752 syf.··
2023 1677. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2023 00:34
Vedat Türkali ile tanışma kitabım oldu, Bir Gün Tek Başına . Yeni yazarlar denemeye, özellikle de yerli yazarlar, pek sıcak bakamadığım ve zorlandığım bir dönemde, çok değer verdiğim birinin önerisiyle okumaya başladım. Okuma planım çok dolu olduğu için mi, romanın kurgusuna bağlanıp yazarın beni sürüklediği tahmin ettiğim sondan kaçtığım için mi bilemiyorum 17 günde bitirebildim. Oysa tek haftada okunabilecek bir kitaptı. Neyse… Yazarın hem ilk romanı, hem başyapıtı hem de en çok okunan eseri imiş. Bence başarılı bir iş çıkarmış, etkilileyici ve realist bir roman olmuş. Çok beğendim. Kitap bizlere Kenan’ın hayatından bir kesit sunuyor. Orta yaşlarına gelmiş bir adam. Zamanında felsefe eğitimi almış, yaşadığı camiada sürekli felsefe, siyaset ve edebiyat tartışmalarının dönmesi okura büyük keyif verici bir yanıydı. Bana keyifli geldi en azından. Gençlik yıllarında aktif bir siyasi duruşu varmış, zamanla evlenip düzenli bir hayata geçmiş ve koşullar onu tepkisizleştirmiş, apolitikleştirmiş. Bizim şimdiki zamanda okuduğumuz Kenan, mücadeleci bir ruhu olmayan, standart bir hayatı olan, standartın biraz üzerinde hedefleri olan bir adam. Kendisi bir kitapçı açmış, yayın işleriyle uğraşıyor. Bir kızı var ve kızıyla olan ilişkisi, iç dünyasında ona yönelik olan eksik duyguları beni okurken bir miktar yaraladı. Yakın çevresinde birkaç karakter var ki bu karakterler sanki bir parça ideoloji temsilcisi gibi yerleştirilmiş kurguya. (Rasim sen net kapitalizmin temsilcisisin koçum, net bak) Her neyse standart hayat, Kenan’ın Günsel ile tanışmasıyla yörüngesinden kayıyor. Aktif, Kenan’ın yarı yaşında, devrimci bir kız olan Günsel kurguya dahil olduktan sonra roman hareketlilik kazanıyor. Her ne kadar kişiler üzerinden ve diyaloglar temelinde oturtulmuş bir roman olsa da, Bir Gün Tek Başına; dönemin ülke sorunlarına, siyasal durumuna, toplumsal değişimlere güzel pencere açıyor. Yazar bunu öyle bir beceriyle yapıyor ki; uzun zamandır tarihsel gerçekliklerin olduğu bir romanı gözüme sokulmadan, sanki orada ve tanıkmışım gibi takibini yaparak okuma fırsatım oldu. Hem de yakın Türk Tarihi. Beceri yahu! Adeta bir Fyodor Dostoyevski inceliğinde “Rusya” manzarası görmek gibiydi. Demek ki neymiş? “Böreğin içine ıspanak koydum, bak bak ıspanak koydum, bak ıspanaklı haaa!” demeden de ıspanaklı börek yedirtilebiliyormuş. Kenan’a dönecek olursam, ilginç bir katakterdi. Suya sabuna bulaşmayan ama fazlaca fikri olan, hep kendine olan, hep kendine bir tipti. O zamanın burjuvası bu zamanın apolitiklerini yetiştiren nesil işte. Darbe görüp, aman bizim çocuklar sağ sol bilmesin kafasında siyasetten uzak bir nesil yetiştiren ebeveynlerin dönemi. O dönem sayesinde inşa edildi şimdi bir şeyler. Neyse siyasete girmeyeceğim, ha ha ha! Eşi ve küçük kızına olan tavırları, şiddet eylemleri beni çok rahatsız etti. Fakat ondan nefret edemedim. İç dünyasını okudukça, ona acıdım. Zayıftı. İradesizdi. Kontrolsüzdü. Sevilmemesi için yazıldığı pek belli bir anti-kahramandı. Yine de inatla sevdim. Yazardan mütevellit herhalde. Güçlü olmayan karakterleri ana karakter yapan yazarları hep cesur buluyorum. Zor işler başarmak ve devrim üzerine oturtulmuş bir romanın, böyle zor bir iş çıkarıp ‘güzel’ olması mükemmel bir uyum yaratıyor benim beğeni kriterimde. Cidden sevdim Türkali’nin tarzını. Türkiye Cumhuriyeti’nin yine bir sınanma dönemi, büyük ayrımların olduğu, toplumsal düzenin yerlere serildiği, insanlar arasında birbirine karşı şüphenin uyanıp güvenin kırıldığı, ikinci dünya savaşı sonrası efektinden Türklerin de nasibini aldığı bir zamana davetliydik okurlar olarak. Her şey çok yerinde, çok gerçekçi anlatılmış. Gerçekçiliğin altını çizmek isterim kalınca, mest oldum çünkü. Şöyle anlatmak isterim; sanki bir roman okumadım da bir aile büyüğümün karşısına oturdum ondan efsane bir hatıra dinledim. Hikaye öyle gerçekti işte! Bu yüzden 10/10! Bu yüzden bunu birçok arkadaşıma okutacağım. Kişisel not: Sevgili Günsel, üzümlü kekim. Mücadeleci ruhun, dinamizmin ve güçlü duruşun beni çok ihtiyaç duyduğum bir dönemde çokça motive etti. Unutamayacağım bir kahraman oldun. Yaradana kurban.
Türk Edebiyatı
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
··
2 +1'leme
·
877 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İncelemelerine hastayım biliyorsun.💚🥰👏🏻 Gene şahane olmuş. Kalemine yüreğine sağlık. Benim de en kısa zamanda okumam dileğiyle 😊
Özgür Uçurtma
Gönderi Sahibi
Yine yemeklerle bir bağlantı kurmama tav oldun değil mi? 🥰 Umarım okursun, cidden sevdim romanı. Anti kahramanımız hakkında ne düşüneceğini merakla bekliyorum. 🫶🏻