"Bülbülü Öldürmek" uzun zamandır okuduğum eserler içerisinde beni en çok etkileyen kitap oldu diyebilirim. Konusu ve içeriğiyle tam bir başyapıt. Irkçılığın, ayrıştırıcı adalet düzeninin, kendinden olmayacana yapılan ağır yaftaların ön yargılar ile ağır yaptırımlara maruz kalan, sürekli kabul görme çabasıyla mücadele eden insanlarımızın hikayesidir "Bülbülü Öldürmek". Roman dan o kadar çok keyif aldım kitap önerisi için beş hakkım olsaydı edebiyat yazını kesinlikle içinde olurdu.
Atticus son derece adaletli ahlâk ve görgü sahibi kasaba tarafından saygı gören, her kesime iyimser yaklaşan, eşini kaybetmiş iki çocuk sahibi bir babadır. Çocukları büyük olan erkek Jem küçük olan kız Scout' tur. Roman daha çok Scout' un dünyasından anlatılır.
Jem ile Scout' sokaklarında ki gizemi olan içinde hayalet olduklarına inandıkları Radley' lerin evinesürekli girmeye çalışır bu da istemeden de olsa başlarını belaya sokan durumlar yaratırlar. Babası bu konudaki tavrı nettir ve bir zamandan sonra merakları geçtiği için Artur Radley' i rahat bırakırlar.
Atticus bir gün tecavüz ile suçlanan bir siyahiyi savunmak durumunda kalır ve bu kasabada ki beyaz insanlar tarafından dışlanmasına hakkında hakaret sayılabilecek söylemlerin olmasına neden olur. Fakat Atticus' un tek derdi adaletin herkes için aynı eşitlikde işlemesidir. Tom Robinson aslında suçsuzdur, tüm deliller de onun masum olduğunu kanıtlar fakat siyahilere yönelik baskılar, onlar hakkında ki haksız yargılar nedeniyle suçtan beraat edemez ve hapse geri döner. Atticus umudunu kaybetmemiştir temyiz davası ile bu durumu düzeltecegine insanır ve Robinson' u da ikna etmeye gayret eder. Mahkeme de çeken çapraz sorgulama diyologları ve Atticus'un sivri zekası ve savunma becerisi olursa inanılmaz bir hayranlık uyandırır. Tüm bu olanlara Jem ile Scout' da şahit olur. Jem' in Robinson hakkında verilen haksız karardan sonra adalete olan güveni sarsılır. Devamını merak ediyorsanız eseri okuyun.