yıl 1919...
anadolu coğrafyası bu tarihte tam olarak yangın yeridir. mondros sonrası itilaf devletleri çeşitli nedenleri bahane olarak ileri sürüp anadolunun birçok yerini işgal etmeye başlamıştır. bu işgal ordularından güç alan anadoludaki işbirlikçiler, çeteler de türk halkına zulüm üzerine zulüm yapmaktadır. batan gemiden ne koparsak kârdır mantığı ile anadolunun çeşitli bölgelerinde isyanlar da çıkmaya başlamıştır.
ama bu yangın yeri olan anadolu coğrafyasında gittikçe artan zulme dur demek, türkün varlığını ve vatanını koruyup kurtarmak için canla başla Mustafa Kemal önderliğinde çalışanlar da vardır.
aydında, manisada, denizlide, adanada, antepte... halkın oluşturduğu gönüllü milis güçleri kendilerini yok etmek isteyen itilaf devletleri ordularına ve onlara yardım eden yerli işbirlikçilerine tüm güçleriyle karşı koymaya çalışmaktadır. yine bu süreçte Mustafa Kemal öncülüğünde amasya, havza, erzurum, sivas genelge ve kongrelerinde vatansever kişiler hem bu milis güçlere yardımcı olmak için kararlar almaya hem de işin diplomasi boyutunu bir düzene oturtmaya çalışmaktadır.
işte bu süreç içerisinde anadoluda tüm olan bitenlerden haberdar olan, tüm olan bitenlere şahit olan başka kişiler de vardır.
bu kişiler anadolu coğrafyasında yaşayan türk kadınlarından başkası değildir. onlar zaten mücadelenin en başından beri içerisindedirler. yalnız yine onlar bu mücadeleye daha fazla katkıda bulunmak; abilerine, kardeşlerine, kocalarına, babalarına... daha fazla yardımcı olmak istemektedirler.
okumuş olduğum Milli Mücadele'de Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti kitabı da anadoludaki türk kadınlarının bu istekleri doğrultusunda yaptıklarını anlatır.
26 kasım 1919 tarihinde sivas valisi reşit paşanın eşi melek hanım ve arkadaşları sivas valiliğine anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti adında kurmak istedikleri derneğin kuruluş beyannamesini verir, 7 aralıkta valilikçe yasal işlemlerin tamamlanmasını isteyen melek hanımın bu isteği valilikçe yerine getirilir ve dernek kurulur.
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kuruluş beyannamesinde cemiyetin kuruluş nedenini; ''memleketimizi parçalamak isteyen düşmanlara kadın ve erkek vatanın müdafaası için birleşmiş olduğumuzu ispat etmek ve aynı zamanda Türk kadınına yakışacak bir surette biz de vatanımıza hizmet etmek istiyoruz.'' şeklinde açıklar.
derneğin kurucusu melek hanım Mustafa Kemal'e derneği kurduğunu ve kısa sürede 800 kadın üye topladığını bildirir. #224801396 bu olaydan memnun olan Mustafa Kemal, melek hanıma teşekkür eder ve ondan derneğinin anadolunun farklı şehirlerinde de şubeler açmasını ister, bu konuda ona yardım edeceğini de ekler Mustafa Kemal.
dernek kısa süre içerisinde amasya, erzincan, kayseri, bolu, burdur, kastamonu, eskişehir, niğde, aydın, pınarhisar (kırklareli), konya şehirlerinde şubeler açar.
Mustafa Kemal'in vatanın kurtarılması konusunda ilk etaptaki düşüncesi şudur; #224849676
işte anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti de yaptığı toplantılarda türk kadınları arasında Mustafa Kemal'in bu düşüncesini yaymaya çalışır. bu amaçla dernek yöneticileri ve azaları yaptıkları konuşmalar ile doğu anadolu bölgesindeki kadınlara, izmirin, istanbulun işgali, yunan ordusunun ege bölgesinde türk halkına yaptığı vahşet ve kıyımları anlatır. sadece olan üzücü olayları halka anlatmakla yetinmez, bunun yanında izmirde, egede yunandan mağdur olmuş mazlum bölge halkına bir nebze de olsa yardımcı olmak amacıyla bölgede para toplar, bu paraları kayda geçirip Mustafa Kemal'e haber verir, yine bu parayı gereken ordu kolluk kuvvetlerine, kızılay yöneticilerine elden teslim eder türk kadınları.
bu sırada bir yandan da dernek yöneticileri ve azaları itilaf devletleri politikacılarına ve ordu komutanlarına, dönemin fransa cumhurbaşkanı poincarein eşine, yine dönemin abd başkanı wilsonun eşine anadoluda itilaf devletlerinin yaptıkları haksız işgal ve zulümlerden bahsedip bunlara bir son vermelerini ister türk kadınları. #224809766#224810046#224810340#224810919
ilk telgraflarında kendilerine yardım etmelerini istediği istanbul hükümeti ve damat ferite karşı da artık cephe almaya başlamıştır anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti #224822144#224812674 kitaptaki telgraf tarihlerine bakarak telgraflar dikkatle okunduğunda anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti yönetici ve üyelerinin sivas kongresi zamanında kongreye katılanlar arasında çıkan ittihatçı tartışmalarından da haberdar oldukları anlaşılır. anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti bu konudaki fikirlerini #224817805#224818920 şeklinde dile getiren anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti her şeye rağmen istiklali elde etmek için ayrılmamak bir olmak gerektiğini savunur. #224813867
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetinin merkez sivas şubesi bu süreç içerisinde güneyinde yer alan maraş, adana, kilisin işgaline de sessiz kalmaz. bu konuda da kadınlara olan biteni anlatır. #224813066 sivas bir vücutsa maraşın onun eli ayağı olduğunu dile getiren türk kadınları sivasın eli, ayağı kesilmesin, zarar görmesin diye kendi aralarında para toplarlar ve yine önceden olduğu gibi çeşitli kanallar ile bu parayı cepheye ulaştırırlar.
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti tüm bu işleri yaptığı sırada elbette yalnız değildir. kendileri heyet-i temsiliye ve heyet-i temsiliye başkanı Mustafa Kemal ile telgraf vasıtası ile sürekli iletişim halindedir.
Mustafa Kemal anadolu kadınının da milli mücadeleden, milli mücadele süreçlerinden haberdar olmalarını ister. zira cephede var olan erkek askerlerin anneleri, nineleri, kızkardeşleri, eşleri, nişanlılarıdır bu kadınlar.
işte Mustafa Kemal bu düşünce ile anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetine gerçekleşen önemli gelişmeleri telgraf ile bildirir.
Mustafa Kemal anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetine örneğin;
-tbmm'nin açıldığını
-anadolu ajansının kurulduğunu
-sadrazam ali izzet paşa yerine salih paşanın yeni kabineyi kurma görevini üstlendiğini
-sivas mebusu bekir sami ve antalya mebusu hamdullah suphinin ankaraya ulaştığını
-avrupa devletlerinin yavaş yavaş ankaranın gücünü ve etkisini kabul etmeye başladığını bu süreci barışa ikna olmaya yakın oldukları yönünde yorumladığını
-avrupa gazetelerinde milli mücadeleden bahsedildiğini ve milli mücadeleye hak veren avrupa kamuoyunun oluşmaya başladığını
gibi konuları telgraf ile bildirip onları süreçten ve sürecin nasıl işlediğinden haberdar eder.
Mustafa Kemal bunun yanında yine telgraf aracılığı ile anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetinden bazı isteklerde de bulunur. örneğin Mustafa Kemal; ''Maraş'ta bulunan ermenilerin buradaki müslümanların binlerce ermeniyi katlettiği şeklindeki yalan haberleri avrupada yaymaya çalışıp ermenilerin o bölgede yaptıkları katliamlara haklı gerekçe uydurmaya çalıştıklarını buna karşılık Maraş'ta adana, urfa, kilis, antep, birecik, kozanda katledilen müslümanlar için her hafta mevlid ve hatm-i şerifin okunmasını...'' ister anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetinden.
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti sadece Mustafa Kemal ve heyet-i temsiliye ile telgraflaşmaz. dernek halide edip ile de telgraflaşır. halide edipe yapacakları işleri haber verir, başka neler yapabilecekleri konusunda halide edipten fikir danışır.
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları bölgede kahramanca savaşan diğer türk kadınlarına karşı da kayıtsız kalmaz. örneğin; maraşın kayabaşı mahallesindeki bitlis defterdarının eşinin burada evinin penceresinden açtığı ateş ile sekiz fransız işgal ordusu askerini öldürmesinden, aynı günün akşamı bu kadının erkek kıyafeti giyerek fransız işgal ordusu ile silahlı çatışmaya girmesinden gurur duyduklarını, bu hanım adlı kahraman türk kadınına çektikleri telgraf ile bildirir.
#224815358 diyen anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları #224815256 düşüncelerinden hareketle bölgede var olan en tehlike arz eden olaylara bile direkt müdahalede bulunmuşlardır. örneğin; kiliste bulunan fransız tabur kumandanının bölgede yasak olmasına rağmen üzerinde taşıdığı revolver ile yakaladığı bir türkü kurşuna dizeceğini ve bu yüzden burada bir karışıklık çıkarsa karışıklığı yaratanların yakalanıp içlerinden kura ile seçilecek iki kişinin de kurşuna dizileceğini bu sırada karışıklık çıkaran halkın üzerine de mitralyöz ile ateş açılacağını bildirmesi üzerine anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları fransız tabur kumandanına bu dediklerini yapmaktan vazgeçmesini eğer yaparsa bölgede kendilerine karşı kadın erkek topyekun saldırıya geçileceğini telgraf ile bildirir. bunun böyle olacağı konusunda da #224815561#224815945#224819344#224814839 şeklinde açıklamalarda bulunur anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları...
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları anadoludaki düşmana karşı odaklanmasının yanında kendilerinin yapmakla mükellef bulunduğunu düşündüğü diğer konuları da unutmaz, ötelemez.
anadoludaki türk kadınları dernek aracılığı ile gerekli kurum ve kişilere telgraf çekerek yaklaşan kurbanda kesilen etlerden kendilerine de gönderilmesini ister, kendisine gönderilecek bu etleri derneğin kız yetimyurdunda kalan anneleri babaları cephede olan kız çocuklarına vereceklerini açıklar.
yine anadoludaki türk kadınları dernek aracılığıyla kurbanda kesilecek hayvanların derilerini ve yünlerini de telgraf çekerek gerekli kişi ve kurumların kendilerine göndermelerini ister. türk kadını bu isteklerine sebep olarak kurban derilerini satıp bu satıştan elde ettikleri parayı cephede savaşan kişilere göndereceğini, yünlerden ise cephede savaşan askerlere çorap öreceklerini gösterir. #224822681
buna ek olarak anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları bölgedeki mağdur ve mazlum türk halkına, bölgeye işgal olan yerlerden kaçıp sığınmaya gelen türk halkına evlerini açar, sıcak çorbalar ve ekmekler yapıp dağıtır.
#224819638 diyen anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları, ''bizim ölümümüz nesl-i atiyi şerefle yaşatacak!'' deyip o hiç tanımadıkları ve tanıyamayacakları gelecek nesillerdeki türk çocukları için canlarını, mallarını, adlarını, ailelerini hiçe sayan anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti kadınları #224819344 bunları niçin yapmıştır?
bunlar için; #224814688#224813867#224813437#224812883#224818156
97 sayfadan oluşan Milli Mücadele'de Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti adlı kitap Bekir Sıtkı Baykal tarafından üç bölüme ayrılmış;
1. bölüm: anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti ile heyet-i temsiliye ve Mustafa Kemal arasında geçen yazışmalar.
2. bölüm: anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti ile istanbul hükümetine, padişaha, bazı kuruluşlara, yabancı devlet temsilcilerine gönderilen telgraflar.
3. bölüm: anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti ile cemiyetin şubeleri ve bazı kişilerle yazışmalar.
kitabın ilk bölümündeki yazışmalarda dernek karşı tarafa resmi ve açıklayıcı bir üslup kullanırken ikinci bölümünde dernek karşı tarafa sert, kararlı cesur bir üslup kullanmış son bölümdeki yazışmalarında ise dernek karşı tarafa motive edici, metanetli bir üslup kullanmıştır.
bu hacim olarak küçük içerik olarak büyük kitapta okuyucunun türk kadınının her alanda ne kadar cesur, fedakar sözünün eri, vatansever, örgütçü, bağımsızlığına düşkün olduğunu görüp hissedeceğini düşünüyorum.
''mehmetçiğimizi anmak için büyük, çok büyük anıtlar yapmalıyız. ancak... bu toprakların türk kalmasıyla mehmetçik, en büyük anıtı kendisi yapmıştır.'' diyor Mustafa Kemal Atatürk . ben de onun bu sözüne istinaden bu toprakların türk kalmasını sağlayan mehmetçiği doğuran anaların, onun kız kardeşlerinin, eşlerinin, nişanlılarının da bu en büyük anıtta en az mehmetçik kadar payının olduğunu düşünüyorum.
mehmetçiği, Mustafa Kemal'i, milli mücadeleyi, vatan savunmasını hemen her alanda gücünün son raddesine kanının son damlasına kadar destekleyen, bu kutlu davaya omuz verip ona el ayak olan milli mücadeledeki bütün türk kadınlarına sonsuz saygı ve hürmetle...
olur da bu kitabı okumak isteyen/ler olursa diye;
dosya.co/90e4ne3iho55/Mi...'de_Anadolu_Kadınları_Müdafaa_i_Vatan_Cemiyeti_Bekir.pdf.html
kitabın okuyucusuna, okuyucularına şimdiden iyi okumalar dilerim...
bu arada konuyla ilgilenenler anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetinin faaliyetleri hakkında ek olarak şu çalışmaya bakabilir;
web.archive.org/web/20171201040...
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetinin kurucusu olan melek hanıma dair de;
tr.wikipedia.org/wiki/Melek_Re%C...
bu konuyla alakalı bir de melek hanımın eşi olan sivas valisi reşit paşa konusu da var ki, o konu daha derin ve geniş. belki ileride bu konu hakkında okuduğum kitaplar hakkında buraya yazarsam bu konuya da değinirim.
anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyetini kuran melek hanımın aynı dönemde eşi olan sivas valisi reşit bey ile kısmen alakalı olan olayın anlatıldığı kitap;
#225054282
(bu yorumu buraya eklemeyi de unutmuştum, yeni aklıma geldi.
neyse geç olsun güç olmasın. lol. )