Tacizci, psikolojik rahatsızlıkları konu alan, çok boyutlu yapısıyla başarılı bir polisiye kurgu olduğunu düşünüyorum. Ayrıca yazarla ilgili olarak Lars Kepler, gerçek hayatta İsveçli Alexandra ve Alexander çiftinin takma adıdır. Kitabın konusuna gelecek olursak;
Ulusal Suçları Araştırma Birimi'ne gönderilen bir videoda bir kadının günlük yaşantısından ufak bir an sunulur. Polis ilk başta bu videoyu ciddiye almasa da sonrada bu videodaki kadının vahşice öldürüldüğü ihbarını alır. Seçtiği kadınları gizlice takip eden ve kurbanlarını öldürmeden hemen önce videoya alan katili araştırmak üzere Margot Silverman görevlendirilir.
Davanın seyriyle beraber soruşturmaya dahil olan psikolog ve hipnozcu Erik Maria Bank ile dokuz yıl önce işlenmiş bir cinayet ile davadaki cinayetler arasından bir bağlantı bulunur. Bu cinayetler taklitçi bir katilin işi midir yoksa katil geri mi dönmüştür?
Aynı zamanda öldü sanılan Joona Linna'nın da soruşturmaya destek vermesiyle karanlık sırlarla dolu geçmiş gün yüzüne çıkacak, bu durum gizem, gerilim ve heyecan dolu bir kovalamacanın başlangıcı olacaktır.
Heyecanla okuduğum bir kitap oldu. Ancak bilmeden başladığım bu kitap Joona Linna serisine ait bir kitapmış. Serinin kitapları birbirinden bağımsız olsa da arka planda anlatılan hikaye kitabı okurken biraz hava da kalmıştı, sebebi de yanlış kitaptan başlamış olmam. Ancak buna rağmen kitabı okumayıp resmen ben yaşadım. Nefesimi tutarak kurtulabilsinler diye bekledim...