Gönderi

Hiçbir şey düşünmeden bir saat pencerenin önünde oturdum. Düşünmeyince giderek kendini unutmaya başlıyor insan. Perdeleri, çerçeveyi, yolu, karşı evin penceresini, elektrik direğini, çöp kutularının üzerinde dolaşan kediyi, gelip geçenleri, sessizliğin içinde duyulan bazı sesleri, bir çocuğun ansızın bağırmasını, arka sokaktan otobüsün geçişini, mutfaktan gelen yemek kokusunu anlamaya çalışmadan fark ediyorum. Ben yokmuşum, tüm bunlar ben hiç ortada yokken var olmaya devam ediyorlarmış gibi oluyor. Sanki bir tablo görünmez bir el tarafından tamamlanırken oluşan görüntünün altında eriyip kayboluyorum.
·
144 görüntüleme
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.