Otomatik Portakal İncelemesi
8/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Otomatik Portakal Anthony Burgess İngiliz yazar Anthony BURGESS'ın yazdığı distopik roman denebilecek bir seviye kitap. 1960'lı yılların İngiltere'sinin toplumsal olaylarını ve gençler arasındaki yozlaşmayı gözler önüne seren bir eser.Alex ve arkadaşlarının gece yaptıkları tüm taşkınlıklar, çirkinlikler, kriminal suçlar okuyucu olarak bizi o evrende bir kasvete, boğulma hissine sokan derecede iyi anlatılmış.Hatta bu kadar anti-kahraman nitelikle kötü biri (Alex) nasıl kahraman diye önümüze sürülebilir diye de hafiften sorgulatıyor.Sonraki aşamalarda Islah Evi'nden çıkmış Alex'in psikolog P.R.Deltoid ve babasının uyarılarına rağmen yaptığı suçlara devam ediyor.Kendi çetesinde yaşadığı liderlik kavgası ve Abdalof'a attığı tokat yüzünden arkadaşları Alex'e tuzak kuruyor ve Devlet Tutuk Evi'ni boyluyor.Dikkat çeken nokta Alex'in yaşadığı travmatik bir olay olmamasına rağmen, orta gelirli, yaşamını rahat idame ettiren bir ailesi olmasına rağmen Alex, özünde habis duygular bulunduğu için ve yaptıklarından haz duyduğu için bunları yapması.Her şeyin keskin nedenselliğe dayanmayacağı anlatılmış.Kitabın 2.bölümünde Alex'i Ludovico Yöntemi ile klasik koşullanma ve vücuduna bir sıvı enjekte yoluyla kötülük yapamayacak duruma getirilmesi.Ne zaman kötülük yapmaya meyillense ağrılar ve acılar yakasını bırakmaz.Hapishanedeki papaz karakteri buna karşı çıkarak insanların özgür iradesine engel koyulmaması gerektiği görüşünü temsil ediyor.Aşağılık Yaratıklar Bakanı ve Doktor Brodsky suçu önlemek için insanların iradesinin askıya farklı yönlerle alınabilmesi gerektiği tezini temsil ediyor.Burada kitapta kurgulanan temel soru bu karşımıza çıkıyor.Otomatik Portakal zaten İngiltere'de sorgulamayı yitirmiş, her denileni yapan anlamına gelen bir deyim.Ludovico deneyi ile kahramanımız çok sevdiği klasik müziğe de sanırım -Beethoven'in 5.senfonisine- olumsuz koşullanıyor.Hatta bu koşullanma kitabın 3.bölümünde F.Alex denen yazar tarafından intikam almak için intihar etmesini sağlamaya yönelik kullanılıyor.Yani sevdiği tüm şeyleri bir bakıma Ludovico deneyiyle kaybediyor.Kitabın sonunda Alex'in 18 yaşına gelince böylesine kötü bir yaşam tarzından kendi isteğiyle ve eski hazzı almadığı için vazgeçmesi ve iyi bir yaşam yaşama arzusuyla bitirilmesi özgür iradenin kazandığını ve bu irade yaşın olgunluğu ve sosyal öğrenme yoluyla(Pete'nin evlenip mutlu olduğunu görmesi) doğru yöne yönlendirdiğini gösteriyor.Yazar bir nevi tercihini burada belli ediyor.Üslup olarak Alex'in ağzından dinliyoruz(Kahraman Anlatıcısı) ve anlatımı argo-sokak külhanbeyi ağzıyla yapıyor.Bu üslup romanın ruhuna girmemizi sağlıyor. Kitap Modern Klasikler seçkisinde olan bir eser.Yaş olgunluğuna eriştikten sonra okunmalı çünkü roman kahramanları insanlar üzerinde çağrışım,rol model ve etki bırakabilmektedir.Kitap sayfa sayısı olarak az olsa da direkt anlatımı, kahraman zenginliği, yoğun anlatımı ve akıcılığıyla değerini arttırıyor.Hem iktidar kanadından(Aşağılık Yaratıklar Bakanı) ve yazar(F.Alex- muhalif kanat) tarafından kendi tezleri ve ideolojisi için nesne olarak kullanılması ve Alex'in sorununa ve iyileşmesine insanî bir bakış açıyla bakmayıp kullanmak için bir meta,araç görmeleri de siyasal eleştiri barındırıyor.Eser 3 bölümden oluşuyor ve romana başlayan 4 karakterin(1 ana karakter, 3 Yan karakter) hayat çizgilerini de görmemiz güzel.Şiddet meyillisi ana kahramanımız Alex uzun serüvenler sonucu doğru istikameti bulmuşa benziyor ama kitap burada bitiyor değişkenlik gösterebilir.Abdalof(yan karakter) polis oluyor. Georgie(yan karakter) bu suçlar yüzünden bir olayda ölüyor. Pete( yan karakter) ise evlenmiş muntazam bir yaşam sürüyor.Aynı yolun kişisel seçimlerle ve dönemsel şansla da farklı sonuçlara kapı araladığını görüyoruz.
Edebiyat & Roman
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.