Dönüşüm Franz Kafka'nın Amerika adlı bir romanı yazarken çıkmaza ve kasvete kapılıp araya bir öykü yazayım diyerek yazdığı eserdir.Bu da ilginç bir şey asıl yazmak istediğini değil, ara verip bunaltıcı psikolojisini de yansıtan bir eser ortaya çıkarmasıdır.Sembolik bir dille yazılmış bir eserdir.İçerisinde ciddi toplumsal ve insanın doğasına özgü eleştiriler barındırır.Kapital sistem eleştirisini aslında ön plana çıkararak esere başlar, insanın doğasına ve davranış kalıplarına eleştiriyle sonlandırır.Gregor'un her sabah saatin yedisinde kalkıp ailesi için canhıraş bir şekilde kendini tamamen unutmuş bir şekilde sisteme hizmet etmek zorunda kalan bir insan psikolojisini doruklarda beliren bir Gregor Samsa ile başlar.Bunu sorgulamaya bile vakit bulamadan dönüşür, bir hamam böceğine bir sabah.Kapitalin daraltıcı atmosferini 1 gün bile işe geç kalmayan Samsa'nın evine firma temsilcisi geldiği zaman da anlarız.Sonunda insanın doğasına ait eleştiri de ailenin Gregor Samsa öldüğü vakit kendilerini ferahlamış bir şekilde tramvayla uzun bir aradan sonra şehir dışına atmalarından, gelecek güzel planlardan ve, Grete'nin artık evlenecek yaşa gelmesinden anlayabiliyoruz. İkinci olarak insanın doğasına ait eleştiriyse ne kadar kendinden ödün verirsen ve değer ifade etsen de beklenen katkı kesildiği zaman insanın eski değerinin kolay unutulduğu ve gözden çıkarılmasıdır bence.74 sayfa olmasına rağmen özlü bir eser, eleştirel boyutları güçlü ve alegorik bir eser.Mutlaka defalarca okunup üzerine tartışılmalı, fikirler üretilmeli.Tahammül seviyesinin ve kabullenişin kişiden elde edilen menfaate binaen olduğu da anlatılır.
Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur.İnsanın kendi hayatı, göz açıp geçinceye kadar geçen zaman kadar kısadır.Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir.Ve bu fikirler insandan insana geçer.Ölümsüz olan Manas'tır, çağdan çağa geçen Manas'ın sözleridir...