20. Yy başları, Talat paşa ile ters düşen doktor Selahattin...
İstanbul'dan uzaklaştırılan doktor Selahattin, eşi ile birlikte cennethisar kasabasına yerleşirler ve mütevazi hayatlarına burada devam ederler. Selahattin tam bir pozitivist, materyalist bir kişiliğe sahiptir . Onlarca ciltten oluşan ansiklopedi yazmaya çalışmaktadır ve tek amacı insanlara tanrısızlığı anlatmaktır. Bu yüzden de yıllarca eşinin tüm elmas altın vs ile geçimlerini sağlamaya çalışsa da sürekli eşiyle tartışmaktadir . Bir oğulları dünyaya gelir ve yıllar sonra da üç torunlari olur .
Ancak hem Selahattin hem oğlu vefat ederler. Yıllar sonra ise üç torun babaannelerini ziyarete gelirler .
Birisi tarihçi , birisi devrimci, ötekisi ise zengin olmayi kafaya takan biridir.
Hikaye bu üç torunun ziyareti ile başlar ve sürekli babaannenin eşi Selahattin ile geçmişe giderek onunla hayalinde konuşmasıyla devam eder ve olaylari o şekilde anlar okuyucu
Bu arada Selahattinin yanına acıyarak hizmetçi olarak aldığı kadından da iki çocuğu daha olduğu eşinin bunu öğrenince deliye döndüğü, kadını ve çocukları çok kötü döverek cocuklardan birinin bacağını kırıp sakatladıgini görüyoruz
Ve roman boyunca kadının yanında hizmetçi olarak tuttugu bir cüce vardır onun da aslında diğer kadından olan Selahattinin oğlu olduğunu hayretler içerisinde okuyucuya sunan roman üç torunun tutkulu yönlerini ,aşklarını ,ihtiraslarini, 70 li yılların sag- sol çatışmalarıni gözler önünü sermektedir .
Ve birgün babaanne Fatma, üç torunun da gitmesiyle yalniz kalır ve sessiz ev ile başbaşadır artık
İyi okumalar efendim ....:)