Barış Bıçakçı, benim ilk defa okuduğum ancak Bizim Büyük Çaresizliğimiz ve Sinek Isırıklarının Müellifi kitaplarıyla tanınan bir yazar.
Kitapları arasından hangisiyle yazara başlasam diye düşünürken şans eseri en doğru olanla başlamışım. Herkes Herkesle Dostmuş Gibi, yazarın 2000 yılında yayınlanan ilk kitabı. İlk olmasının yanında bu kitaptan sonra yazacağı kitaplar için de küçük bir temel aslında. Çünkü Bıçakçı bu eserinde, yazacağı diğer kitapların ana karakterlerine de ver vermiş.
Herkes Herkesle Dostmuş Gibi için farklı bir kitaptı diyebilirim. Tek bir hikayeden yola çıkarak bir çok hikaye okuyorsunuz.
Kitap, asıl karakter Abidin' in hikayesiyle başlıyor, birbirine bağlanan bir çok hikayeyle devam edip tekrar Abidin' in hikayesiyle son buluyor. Başlarda hikayeler arasındaki geçişler biraz zorluyor ama kitap ilerledikçe alışıyorsunuz.
Hikayeler, Ankara' da geçiyor. Büyük kent insanının sıkıntıları, şehrin telaşı ve insan ilişkileri ana konu. Yazar da; "Herkes herkesle dostmuş gibi, değilse de hemen olabilirmiş gibi bütün engelleri bir hamlede aşarak..."(Syf. 8) cümlesinden yola çıkıp sıradan insanların sıradan olmayan hikayerini anlatmaya çalışıyor.
Farklı ve yeni bir kalem arıyorsanız şans vermenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar