Güncel örneğiyle Loki dizisinin son sezonuna dahi -Lost son sezonlarıyla birlikte- zaman atlamalarıyla ilham kaynağı olmuş, savaş karşıtlığını kara mizah bir üslupla kaleme alışıyla, Madde 22 ile beraber (Televizyondaki kuzenleri M.A.S.H.) ayrıksı bir yerde duran kitap, kült yazar Vonnegut'un kalemiyle tanışmak isteyenler için -bana göre- ideal bir başlangıç noktası değil.
Kendi nedenlerim, bilemiyorum ne kadar özeldir, savaş temasını zaten sinemada doz aşımıyla almış, bilim-kurgunun her türlüsünü ayıla bayıla izlemiş ve dahi kara mizahı da perdeden çıkıp kendi hayatına değin yedirmiş biri olarak, bu kitap hiçbir sayfasında beni şaşırtmak veya hayran bırakmak gibi bir duyguya teslim etmedi. Bir süreklilik de barındırmadığından, etkisi sıfır şekilde bitti. Vonnegut'un diliyle, "olmuyor işte". Avrupalı birinin Haçlı Seferleri için söylemlerini çok cüretkâr bulduğumu, yorumdan bağımsız, söylemeliyim.
Mütercim Hamdi Koç özellikle Austen çevirilerinde çok tartışmalı bir isimdi; burada tek falso olarak "zerafet" çevirisini mimledim, zarafet adına bunu belirtmek isterim.