·320 syf.····Okunma: 07 Aralık 2023 13:37 Kuprin’in 1892-1894 yılları arasında görev yaptığı Voloçisk sınır kasabası
380 haneli, 3200 nüfuslu küçük bir kasabadır. Burada okul sayısının dört katından
daha fazla kilise ve meyhane bulunduğu kaydedilir. Kuprin’e göre hiçbir haritada adı bile geçmeyen bir yerdir. Buraya subay ve askerler sürgün maksadıyla gönderilir. Bu küçük kasaba yaşantısı ve adetlerinin yansımaları Kuprin’in “Düğün” “Milyoner” “Marianna” , “Düello” vb. eserlerinde görülür.
Kuprin 1905 yılında “Düello” romanını yazar. Bu eser Rus edebiyatının en
büyük eserleriyle aynı sıraya dahil olur. “Düello”da Kuprin sadece büyük bir yazar
olarak kendini göstermemiş, aynı zamanda bir ilke de imza atmıştır. Zira ne
kendisinden önce ne de kendisinden sonra hiç kimse XIX. yy. sonu XX. yy.
başındaki askeri ortamı böylesine ustalıkla ve güçlü bir şekilde tasvir etmemiştir
“Düello”, birinci devrim sırasındaki özgürlük mücadelesine büyük katkı
sağlamıştır. Bu kadar büyük bir toplumsal yankı uyandırması boşuna değildir. A. A.
Volkov’un belirttiğine göre; gerici askeri çevreler, yazarı orduya ve subaylara karşı
iftira atmakla suçlamışlardır.
“Düello” öyküsünün Kuprin’in yaşadığı çağ açısından toplumsal önemi şu
şekilde açıklanabilir: Kuprin, Rus İmparatorluğunun sayısız alaylarından birinin her
günkü iş ortamında köhnemiş mutlakiyet düzeninin tüm özelliklerini, çürümüşlüğünü ve düşüşünü görmüş ve buna damgasını vurmuştur. Tsusima bozgununun arifesinde, Rus-Japon savaşının cephelerinde Rus ordusunun ağır mağlubiyet günlerinde E. Rotstein’e göre; Nazanski’nin geri kalmış, içi boşalmış, ülke ve halkın ihtiyaçlarından bihaber subaylık sistemi ile ilgili monologları, politik bir çağrı gibi yankı bulmuştur.
“Düello”da sadece yüzyılın başındaki Rus toplumsal hayatının tipik yönleri cisim bulmamış, aynı zamanda bireysel hayatın iç ve derin süreçleri; geniş demokratik katmanlarda şahsiyetin düzeltilmesi ve devrimin psikolojik eğitimi konuları da ele alınmıştır.
E. Rotstein’e göre; kışla esaretinin, kendisini sosyal eşitsizlik, hor
görülenlerin acıları, hayatın anlamı ve amacı konularında düşünmeye zorladığı
Teğmen Romaşov’un hikayesi, onun ölümüyle sonuçlanır. Fakat “Düello”nun finali, kahramanının sosyal kötülüklerden gücü tükenmiş, umudu kırılmış, ancak yaşamaya devam eden “Moloh” öyküsü gibi karamsar değildir. Romaşov, eski dünyaya direnme yoluna girmeyi başardıktan sonra ölür ve öykü bir dizi karanlık tablo içermesine rağmen iyimser bir gelecek vaat ederek mesajını verir.
Gorki’de aşk ölüme galip gelir. Aşk, insanları mutluluğa ulaşmak için verilen
mücadelede birleştirir. Kuprin’de ise aşk ölüme götürür. Tıpkı Düello’nun son kısmında Romaşov’un iç hesaplaşması ve Nazanskiy’le olan felsefi muhabbetinden sonra düellodan vazgeçip askerlikten emekli olmaya karar verdiğini sandığı ama evine geldiğinde Şuroçka ile karşılaşıp aslında kadın ile yapacağı konuşmanın kendisinin kaçamayacağı sona vardığını anladığı şekliyle son bulur.