Puan vermedi·246 syf.··Beğendi
· Marşmellov ile pamuk gibi bir kitap okuyacağınızı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Aksine sık sık şaşıracak, çok sorgulayacak ve bolca girileceksiniz.
Bu hikaye yavaş başlayıp merakı hep uyanık tuttumayı başarıyor. Ve beklenen an geldiğinde heyecan zirve yapıyor... Bir tiyatro sahnesi gibi 2 perdelik, 34 bölüm su gibi akıp gidiyor.
Ben, Noel'i sevgilisi David'in ailesi ile geçirecektir. Bu tanışma akşamı için David kadar alzheimer hastası olan babası Charles ve alkol bağımlısı olan annesi Lydia de heyecanlıdır. Hazırlıklar devam ederken David, Ben'in gün boyu tuhaf olan davranışlarını fark etse de önemsemez. Oysa Ben, bu sırada oyununu sahneye koymaya hazırlanıyordur.
"Hak ettiğin Noel'i yaşayacaksın."
Bu Noel arifesi sıradan ve olması gerektiği gibi başlar. Ancak bir süre sonra sıradan bir akşam yemeği olmaktan çıkacaktır. Sırlar ve akıl almaz olaylarla karakterlerin karanlık yüzleri ortaya çıkarken tüylerimi diken diken eden anlar oldu. Yazarın usta kalemi ile muazzam betimlemeler okudum. Ailenin yaşadığı çarpık ilişkiden ziyade kabullenişleri oldukça sarsıcı.
Bir ailenin alt üst oluşuna şahit olacaksınız.
"Bazen Hiç! Hiçten fazlası gibi görünür."
Okuduğum hikâyeye mi yoksa mükemmel kurguya mı şaşırmalıyım bilemedim. Yazmak istediğim çok fazla detay var aslında ama bana acayip hisler yaşatmayı başaran bu kitabın asla büyüsünü bozmak istemiyorum.
Ve yazar, karakterlerin duygularını da bir o kadar başarılı şekilde verilmiş ki kesinlikle oldukça gerçekçi bir okuma vaad ediyor.
Bu hikayede kitaba ismini veren Marşmelov'da ne, nerede diyebilirsiniz. Bence bu keyifli okumayı yapmalı ve her anı yaşamalısınız.
"Bana çocukluğumu hatırlatıyorlar. Tatları. Dokuları. Tüm o anıları geri getiriyor. Eski güzel zamanlar... genç ve canlı olduğumuz zamanlar."
Perde kapanıyor ve sis perdesi bir kamçı şaklaması, bir köpek havlaması ile aydınlanıyor.
Unutmayın hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Keyifli okumalar dilerim.