Bazı hikâyeler vardır; daha ilk sayfadan sizi olayın ortasına bırakır.
ɮօɖʀʊʍ ӄǟȶı – ȶüռɛʟɖɛռ Öռƈɛӄɨ ɮɛʏǟʐ ɛʋ
İstanbul Boğazı’nın kıyısında, boynunda altın bir kolye ile çarmıha gerilmiş halde bulunan bir kadın cesedi… Ardından farklı yerlerde ortaya çıkan benzer cesetler… Ve bütün bu cinayetlerin, Atlas’ın ikiz kardeşi Talya’ya ait kolyeyle kurduğu tuhaf bağ…
@isil.isikk bu kitapta polisiye gerilimi, paranormal atmosferle birleştiriyor. Bir yanda cinayetlerin peşine düşen Atlas ve arkadaşları, diğer yanda geçmişin karanlık gölgesi, Beyaz Ev’in gizemi ve Enzel’in giderek tuhaflaşan hâlleri var.
Kitapta beni en çok çeken taraf, olayların yalnızca bir cinayet soruşturması gibi ilerlememesi oldu. Sayfalar ilerledikçe işin içine eski sırlar, bastırılmış korkular, aile bağları ve açıklanması zor durumlar giriyor. Bu da hikâyeyi sadece “katil kim?” merakından çıkarıp daha karanlık ve tedirgin edici bir yere taşıyor.
Beyaz Ev yine sıradan bir mekân gibi durmuyor. Sanki geçmişi saklayan, zamanı geldiğinde de içindekileri tek tek ortaya döken canlı bir karakter gibi. Özellikle bodrum katı fikri, kitabın atmosferini daha da güçlendiriyor. Çünkü bazı karanlıklar yerin altında değil; insanların geçmişinde saklanıyor.
Akıcı, merak uyandıran ve bölümler ilerledikçe gerilimin dozunu artıran bir okuma oldu benim için. Polisiye, gizem, korku ve paranormal dokunuşları bir arada sevenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
Bazı sırlar kapalı kapıların ardında değil, bodrum katının sessizliğinde bekler.
Gerilimi sonuna kadar yaşatıyor ama kısa bölümler hâlinde ilerlemesi iyi olmuş; insan arada küçük bir nefes molası verebiliyor.
𝐀𝐦𝐚 𝐮𝐟𝐚𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐮𝐲𝐚𝐫ı:
Gece sessizliğinde okumak isteyenler dikkatli olsun.
Bu evin karanlığı sayfalardan biraz dışarı taşıyor.