Gönderi

Eline aldığın her kitabın o kütüphaneye katılmasının farklı bir hikâyesi var. Kimi ölen bir yazardan imzalı, kimi lisede gazete kuponundan, kimi artık hayatında olmayan birinden... Zor iş vesselam kitaplık düzenlemek! Durup düşündüren, alıp götüren...
Kitaplık Düzenleme
··1 alıntı·
33 +1'leme
·
53,4bin Gösterim
54 Yorum
Öne Çıkan Yorum
Üniversitede Hukuk ve edebiyat dersi almıştım. Her hafta bir kitap tartışılıyor derste. Bi ders bitince bir sonraki haftanın kitabı için ikinci el kitapçılara koşuyordum. Öğrenciye kitap hep pahalı, dolar 2 lira iken bile. Bir dükkana girdim, Tahsin Yücel’in Gökdelen’i var mı dedim nefes nefese. Yok dedi adam, kaç dükkan gezmiştim hadi ya deyip üzülerek geri dönüyordum ki dükkanda oturan bir beyefendi; kızımıza yenisini temin edin ben ödeyeceğim dedi. Asla kabul etmeyeceğimi söyledim, utancımdan kıpkırmızı oldum. “Ben emekli öğretmenim, onlarca çocuk yetiştirdim, bir öğrenciye kitap hediye etmek benim için büyük mutluluk beni bundan mahrum etme” dedi. Utanarak kabul ettim ama öte yandan da içten içe çok mutluydum, kitabımın daha kavuşmadan şirin bir hikayesi olmuştu. Kitap başka dükkandan getirtildi 15 dk içinde. Teşekkür ettim içtenlikle. Önüne tarih attım ve bir emekli öğretmen tarafından hediye edildiğini not düştüm. Kitaplar canlıdır ve elimize geçme hikayeleri de hayatlarının anlamlı bir parçasıdır çünkü. Tabi okuduk kitabı üzerine uzun uzun tartıştık. Benim için görevini ilk etapta başarı ile tamamlamıştı. Yaz tatilinde çatı katında bir valizde 2 ay bekleyince nem almış çürümüş diğer kitaplarımla birlikte. O kadar üzülmüştüm ki, yıllarca bir yakınımı kaybetmişim gibi bahsettim. O çatı katında çürümeseydi üniversite yıllarımın anısı olarak kitaplığımda yıllarca duracak elime her alışımda gözlerim dolacaktı, o gün kafamda canlanacaktı muhtemelen. Neyse, kendi gitti ama hikayesi kaldı. Kitabı bana hediye eden iyi kalpli emekli öğretmen şimdi nerdedir ne yapıyordur bilmiyorum. Ama hatırası hala capcanlı. Uzun yazdım biraz ama kitaplık düzenlerken ki hislerinizi anladığımı belirtmek istedim
Önceki 9 yanıtı göster
Mikail Balcı
Mikail Balcı
dijital çağda buna bile gerek yok aslında. Kitaplara ulaşım artık çok kolay. Gerçekten okumak isteyen bunu akıllı telefondan bile yapabilir. Kaliteli bir okur da fiziksel ya da dijital kendine ait kitabı okumak ister çünkü altını çizer notlar alır. Öyle bir maddi güce ne zaman erişirim bilmiyorum ama benim hayalim öğrencilere e-kitap okuyucu temin etmek. Fiziksel kitabın yerini tutmasa da uzun vadede maddi yük altına girmeden kitaba ulaşmanın en güzel yolu. Tabi ödünç kitap dijitalleşmenin bu kadar yaygın olmadığı ve maddi gücümüzün yetmediği dönemlerde kullandığımız bir yöntemdi mecburen. Hiç unutmam ,Türkçe öğretmenimiz şahsi kütüphanesini sınıfa taşımıştı ve bir kütüphaneci tayin etmişti sınıftan. Kimin neyi ödünç aldığının kaydını tutuyor takip ediyordu. Yıl sonunda bazı çocuklar tüm kütüphaneyi bitirmişti ödünç okuyarak. Tabi kitaplar hayli eskimişti. Sonra geri evindeki kitaplığına taşıdı. Bize hediye etse hepimizin evinde kaybolurdu ama eminim onun kitaplığında hala duruyordur hatta başka sınıflara taşımıştır yıllarca. Kitap kültürüm ilk o zaman oturdu, 2000lerin başıydı.
2 yanıtı göster
Halihazırda sakat bir adam olarak yardım tekliflerine açığım. 😅 (Azıcık duygu sömürüsü yapayım)
Ve bu kitaplar halen böyle yerde duruyor.
Burak Beyhatun
Burak Beyhatun
Duydun mu? Sen de şu kitaplık düzenlemenin tadına baksan bir gün, grupça rahatlayacağız! - - İmza https://1000kitap.com/bidunyakitapgrubu üyelerinin bir çoğu
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Geçmişini gün yüzüne çıkarmak için terapiye gerek yok diyorsunuz kitaplık duzenleyin geçmişi animsayin☺️☺️😂
Daha iyi terapi tanımıyorum 😊
1 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.