Gönderi

Distopyaların Kokteyli
4/10
·202 syf.··
2023 116. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2023 09:21
Öncelikle birçok incelemede yapılan yorumlara katılıyor ve abartıldığı kadar iyi bir kitap olmadığını düşünüyorum. Açıkçası son 20 sayfa kala bıraktım, belki de değineceğim noktaların çözümü o son sayfalardadır. Daha sonra okumayı düşünüyorum belki de yazar beni şaşırtmayı başarır! Bana göre hikayede müthiş boşluklar var. Hikaye yazdığım dönemlerde aklıma gelen güzel bir fikri olay örgüsüne çeviremediğim ve bu yüzden yazmaktan vazgeçtiğim yazılarımı hatırlattı bana. Özellikle distopik eserlerde, yazarca olay örgüsünde yer bulmayı hak etmiş her meselenin sağlam temellere dayandırarak okura açıklanması gerektiğini düşünüyorum ama burada pat diye ana karakterin buhranına dalıyoruz. Üstelik bu buhran da karakter henüz tam anlamıyla derinleşmeden pat diye önümüze seriliyor. Tabiri caizse kitap paldır küldür ilerliyor. Aynı zamanda anlatımda sanki bilinç akışı tekniği denenmiş ancak başarılamamış ve ortaya karman çorman bir şey çıkmış gibi. Bu paldır küldür ilerleyiş ve anlatımdaki yoruculuk okumayı zevksiz bir hale getirdi benim için. Sadece ana karakter değil diğer karakterlerin de herhangi bir derinliği yok. Beni en çok sıkan detaylar; hikayenin zamanında teknolojinin ne derecede olduğunun tam olarak tanımlanmaması, aile kavramının kişiler ve onları kontrol altında tutmak isteyenler için ne anlam ifade ettiği/etmediği, bir anlam ifade edip etmemesi gerektiği ve sakıncaları. Duvarlarda dev monitörler var, evde karakterin ''karım'' dediği ve sanal akrabalarıyla konuşup duran bir kadın var, demek ki aile kavramının yaratılmak istenen toplum üzerinde bir sakıncası var fakat öyleyse bu sanal akrabalar neden var? Bir yandan üst teknoloji eşyalar, arabalar, mekanik köpekler gibi cihazlar var öte yandan bu gelişmiş teknolojinin meşgul tutmak/sosyalleştirmek istedikleri insanlar üzerinde sanal akraba şovları ve hızlı araba kullanma dışında pek bir etkisi yok. Yazarın hikayesi ve anlatımı bana baştan sona Cesur Yeni Dünya ve 1984'ü okuyup etkilenen birinin ''Bir saniye benim de aklıma bir şey geldi!'' diyerek paldır küldür giriştiği bir eser olduğunu hissettirdi. Bu kitaplardaki distopyaların ana hatları kullanılarak oluşturulmuş ama derinleştirilememiş bir distopya. Montag'ın karısının içtiği uyku ilaçları Cesur Yeni Dünya'daki somadan esinlenilmiş gibiydi örneğin. Kadına uygulanan ''tedavi'' ise hikayenin akışına daha sonra hiçbir etkisi olmayan gereksiz bir detaydı. Sürekli bahsi geçen ama detayına girilmeyen oysaki daha kitabın başında, belki de ortasında, detaylıca anlatılması gereken bir diğer konu da savaş mevzusuydu. Bombardımanlar, helikopterler, savaş... İyi de neden, nerede, kimle, nasıl? Yani benim için kötü denebilecek bir kitaptı.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.