önce polyanna idim, sonra “bir şey var” oldum. kem gözlü muhabbetler eden bir insandan gözlerine bakmadan konuştuğumu öğrendim, huzursuz olduğum yerden gitmeyi, bahçede oturmayıp sandalyeyi bahçeye çevirerek de çay içebileceğimi, hizmetli ablanın da muhabbete ihtiyaç duyduğunu, kaçak çayın sağ tarafta demlendiğini denizine bakmayı zar zor kabullendiğim istanbul’da, artık söylüyorum.
kış bulutunda, bahar rüzgârında, mavi değil de kir yeşili olduğunda, baktığım yer metrobüs bile olsa çok güzelsiniz birhan hanım.
ev sahipliğiniz ve “taş parçaları” şiiriniz için de ayrıca teşekkür ederim. Y'olBirhan Keskin