·198 syf.····Okunma: 26 Aralık 2023 21:29 Ah Holden.. bu kitabın sevenleri olduğu kadar sevmeyeni de çok biliyorum. Ben kendimi ortaokul lise zamanımdaki halimi düşünerek, Holden'ın yerine kendimi koyarak okudum. O zamanki ergenliğin getirdiği isyankar tavırlarını, kimseyle anlaşamamasını, tek sevdiği kişinin kız kardeşi olmasını, önyargılarını ve kendini izole edişini okurken de yerine koydum kendimi hep. Holden erkek kardeşim olsaydı sağlam kavga ederdik belki ama çok da severdim onu itiraf ettim sonra. Kitabı okumadıysanız okumanızı isterim, Holden sinir bozucu hayata karşı atarlı, tripkolik bir çocuk olabilir ama kalbi çok temiz. Umarım seversiniz.
Kitabın konusunu paylaşmadım ama genel olarak Holden'ın okul ve ailesiyle olan ilişkilerinden yola çıkarak bir hikaye okuyoruz. Yazarı Sallinger, gelmiş geçmiş en gizemli yazarlardan biri olarak bilinir. 299 gün 2.dünya savaşında bulunmuş ve savaştan sonra çavdar tarlasındaki çocukları götürdüğü ilk yayıncı "bunun karakteri deli" demiş. Sonrasında baya övgüler topladığı başka yayıncı buluyor tabii. 1965 yılına kadar yazıyor, ve haliyle baya ünlü bir yazar oluyor. Sonrasında ne oluyorsa şöhreti bırakıp kendini izole ediyor, yazmaya belki de devam etse de hiçbirini yayınlamıyor. Bu da hakkında türlü teorilerin dolaşmasına sebep oldu.
Bu yüzden bir kitap okurken yazarın dili, anlatımı, işlediği konu bana önemli gelir. Bence her yazar kendinden bir şey katıyor eserine, ufacık da olsa. Bu kitaptaki karakterin insanları iki yüzlü bulmasını anlamlı bulurum. Şöhretliğinde bence bu tiplerle çok karşılaşmıştır yazarımız ve bundan dolayıdır ki kendisini zen inancıyla inzivaya çekip daha sakin bir hayat tercih etmiş olabilir. Sallinger hakkında David Shields'in bir kitabı var, merak edenler onu bakabilir.
Daha uzun bir inceleme yazmayacaktım, okunmuyor çünkü ama neyse, iyi okumalar..