Gecen ay sehrin ara sokaklarinda yururken, girişi sokağa açılan, basamaksiz bir kitapçi dukkanina rast geldim.. Yanlış gordum herhalde deyip geri döndüm, ancak dogruydu burası şirin mi sirin bir kitapeviydi.. Iceriye girdim bir masa birkac sandalye masanin uzerinde eski bir daktilo... duvarlara montelenmis kitap rafları ve raflarda; dunya ve türk edebiyatina dair nice kitaplar... Kitapevinin sahibi abiyle biraz muhabbet ettik kitapların dünyasına dair.. Okumayı seven, kitaplari seven ve bu işide sırf sevdigi icin yapan bi abi oldugu raflarda duran kitapların içeriğine dair yaptığımız muhabbetlerden bariz bi şekilde belli oluyordu.. Çay, muhabbet, kitapların büyülü dünyası derken; kendisine bana tavsiye edeceği bi kitabı alabileceğimi söyledim.. birkaç kitap tavsiyesinde bulundu.. Tomris Uyar'ın Yurekte Bukaği ve Edgar Allan Poe'nun Morgue Sokağı Cinayetleri adlı kitabını alıp, yeni kesfettigim bu minnak kitapevinden, heybemde bu kaliteli kitap muhabbetiyle ayrildim.. Ve bugün, aldığım bu iki öykü kitabını da bitirmiş bulunmaktayım. Bu kitaplara inceleme yazmak niyetinde degildim sadece bu iki kitaba dair olan bu anımın burda durmasını istedim.. ancak birkaç kelime ile anlatmak istesem; Morgue Sokağı, dili kaliteli ve o kadar güzel bi üslupla yazılmış bir öykü dizisiydi ki uzun süredir böylesini okumamıştım.. Bukağı ise sıkıyönetim döneminde yaşamın her alanında yüreklerine bukagi vurulmuş kişileri ele alıyor.. Ben sevdim.. ♡
Edgar Allan PoeTomris UyarMorgue Sokağı CinayetleriYürekte Bukağı
#iyikikitaplarvar
#heybemdekalanlar