Yürekte BukağıTomris Uyar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.272
Gösterim
Adı:
Yürekte Bukağı
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807561
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bukağı, bir ağır ceza yükümlüsünün kaçıp kurtulmasını engellemek için ayağına vurulmuş pranganın ucundaki demir halka da olabilir, yırtıcı bir kuşun evcilleştirilmesi için ayaklarına bağlanmış ipeksi bir mendil de... Ama bukağı yüreğe vurulursa ne olur? 

Tomris Uyar'ın 1979 yılında Sait Faik Öykü Armanağı kazanan kitabı Yürekte Bukağı, sıkıyönetim döneminde yaşamın her alanında yüreklerine bukağı vurulmuş kişileri ele alıyor. 

"Savaşlar, kırımlar, hep başka yerlerde, dışarda geçmiş. Gelip gidenlerden böyle birkaç iz kalmış. Bu toprak eski, yorgun cansızlıktan. Deniz, artık vereceği bir şey kalmamışçasına yorgun vuruyor kıyıya. 

Radyoda fasıl: Sensiz ey şuh... Saat beşbuçuk demek. Yorgunum. Verebileceklerimden, veremediklerimden yorgunum. Biriktirdiklerimden. Bir alsalardı, o yürekliliği gösterselerdi."
 
Puslu, belirsiz bir ortam. Bireysel ve toplumsal değişimlerin etkisiyle baskı altında kalmış, ezilmiş insanlar. Gündelik hayatın gereksiz karışıklığı, insanları gerçeklerden, naiflikten uzaklaştıran olaylar/insanlar. Belirsizlik, arada kalmışlık, önünü görmemezlik. Renkler yok, duygular kaybolmuş.

Akıcı bir dil, şiirsel bir üslupla oluşturulmuş nefis Öyküler. Dümdüz yazılmayan, özenle seçilmiş cümleler. Dilimizin olabildiğince zor ama en güzel hali. Az olaylı, çok durumlu. Naif, kırılgan ama bir o kadar da güçlü.

Biraz sarhoşluk, biraz kısılmışlık hali bu öyküler. Belki biraz da arayış.

Okurken öykülerin içinde kayboldum. Bütün duyguları yaşadım, duygusuzlukları yaşadığım gibi. "Ayşe, Haklı" değil bence ama yine de "Güneşli Bir Gün" de Düş Satmak" var ya! Paha biçemedim.

Tarafımdan sık sık ziyaret edilecekler kitaplar içerisinde ikinci sırada Yürekte Bukağı... Keyifli okumalar :)
Tomris Uyar'a karşı çok özel bir hayranlık besliyorum, sürekli hakkında bir şeyler okusam da kitap halinde okuduğum ilk eseri Yürekte Bukağı oldu.

Yürekte Bukağı, içinde 10 adet durum hikayesini barındıran bir eser. Kitabın kapak yazısında dediği gibi: Yaşamın her alanında yüreğine bukağı vurulmuş kişileri ele alıyor. Hep belli kesitler sunuluyor bize ve kitabın geneline hakim olan hüzün içerisinde kendimizi bir iki sayfalık öykülerde kaybediyoruz. Kitabı sevdim mi, emin değilim; belki de bazı öyküleri yeterince anlamadığımı düşündüğüm için olabilir bu emin olmama durumu fakat genel olarak Tomris Uyar'ın cümlelerine öylesine tutuldum ki, hayranlığım çok daha fazla arttı. Dilin, imgelerin, çağrışımların gücü beni çok etkiledi; aşka geldim -mazur görün- Ne güzel şeysin edebiyat ! :)
Sabahları yataklardan kolay kalkılamıyor, akşamları sofralarda uzun süre oturulamıyordu. Bir gazete haberi, bir fotoğraf yaşamayı haksız kılıyordu.
Sevişmenin sonunda, büyük can boşluğuna düşmeden kalakalıyordu sevgililer.
Anaların çocuklarını okşayan ellerinde korku okunuyordu.
Kimse, bir gün sonrayı kestiremiyordu.
Öldürülenler, pusuya düşürülenler, kaçırılanlar, kan davası güdenler, soyanlarla soyulanlar ve bekçilerle veznedarlar, basılı kâğıtlara geçtikten hemen sonra gerçekliklerini yitiriyorlardı. Yaşanılan acılar, büyük bir hızla simgesel acılara, okunulan, düşünülen, yazılan acılara dönüşüyordu. Toplu bir sanrı gibiydi, olamazdı, bir sürçmeydi sanki.
Konuşmak da tehlikelidir. İçte biriken sözcükleri boşaltmak. Hele konuşmayı bir kere unutmuşsan.
“Ama kadına saygısızlık edilmez, isterse gâvur olsun.”
Tomris Uyar
Sayfa 26 - Yapı Kredi Yayınları, 7.baskı, 2018.
“Yine de duymak istiyorsun ama. Bir erkeğin bir kadına söyleyeceği şeyleri.”
Tomris Uyar
Sayfa 13 - Yapı Kredi Yayınları, 7.baskı, 2018.
Yaşam, bir çatlayıp dağılma işlemidir zaten, gelgelelim oyunun en çarpıcı bölümünü oluşturan vuruklar- dıştan gelen ya da dıştan geldiği sanılan büyük, beklenmedik vuruklar- anımsadıklarımız, özürlerinizi yükledikleriniz, zayıf anlarınızda dostlarınıza açtıklarınız- etkilerini hemen göstermez öyle. İçten gelme bir başka tür vuruk vardır ki- ancak onunla başedemeyeceğiniz kadar geciktiğinizde duyarsınız varlığını, bir bakıma artık eskisi kadar sağlıklı biri asla olamayacağınızı sezdiğiniz bir gün. Birinci tür çözülüşün çabuk olup bittiği sanılır oysa ikinci, nerdeyse biz bilincine varmadan olup bitmiştir de ansızın fark ediliverir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yürekte Bukağı
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807561
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bukağı, bir ağır ceza yükümlüsünün kaçıp kurtulmasını engellemek için ayağına vurulmuş pranganın ucundaki demir halka da olabilir, yırtıcı bir kuşun evcilleştirilmesi için ayaklarına bağlanmış ipeksi bir mendil de... Ama bukağı yüreğe vurulursa ne olur? 

Tomris Uyar'ın 1979 yılında Sait Faik Öykü Armanağı kazanan kitabı Yürekte Bukağı, sıkıyönetim döneminde yaşamın her alanında yüreklerine bukağı vurulmuş kişileri ele alıyor. 

"Savaşlar, kırımlar, hep başka yerlerde, dışarda geçmiş. Gelip gidenlerden böyle birkaç iz kalmış. Bu toprak eski, yorgun cansızlıktan. Deniz, artık vereceği bir şey kalmamışçasına yorgun vuruyor kıyıya. 

Radyoda fasıl: Sensiz ey şuh... Saat beşbuçuk demek. Yorgunum. Verebileceklerimden, veremediklerimden yorgunum. Biriktirdiklerimden. Bir alsalardı, o yürekliliği gösterselerdi."
 

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Beyza Nur Albayrak
  • Gonca Melek ÖZKAN
  • Emrah İRVEN
  • Hümeyra Furuncu
  • Buket YOLDAŞ
  • Elif
  • Hakan S.
  • Şeyma Öztürk
  • Dilan Abiş
  • Merve BAŞ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%30.4
25-34 Yaş
%34.8
35-44 Yaş
%26.1
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.1
Erkek
%42.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%27.3 (3)
8
%0
7
%45.5 (5)
6
%9.1 (1)
5
%9.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0