Laf olsun diye demiyorum gerçekten kitapları sizi içine çekiyor. Okuduğum üçüncü kitabı. eğer daisy jones ve evelyn hugo’yu beğendiyseniz bu kitabıda çok beğenirsiniz. Böyle kafa dağıtmalık, geçmiş dönemde geçen ama öyle çokta ağır olmayan, merak uyandıran ve hafif bir kitap arıyorsanız bu kadının kitapları tam size göre diyebilirim. Her neyse gelelim bu kitaba kitabımız iki farklı zaman diliminden tek zaman dilimine doğru gidiyor. 1956 yılında yaşananlar ve ordan 1983 yılına kadar her şeyi anlatıyor bir yandan bi yıllar arasındaki karakter gelişimi ve olayları okurken bir yandan o büyük partide yaşananları okuyoruz ama kafa karışıklığı yaratmıyor. Daisy Jones ve The Six grubunun dağılımından sonrası işleniyor tahminimce. Yani aslında bu üç kitap aynı evrende ama farklı dönemlerde geçiyor. Karakterlerin yapısı, duyguları, aralarındaki ilişkiler çok iyi işlenmiş özellikle yazarın diğer kitabı olan evelyn hugo ve yedi kocasına küçücük bir anımsatma yapmasıda çok hoşuma gitti. Şahsen okurken çok keyif aldım. Kendimi olayların için ordaki bir şahıs gibi hissettim.
SPOİLER
Şöyle diyim burası biraz SPOİLER olucak. Mick’in sürekli June’u yüzüstü bırakması ve Junu’un kendini kaybedişini, Nina’nın bütün sorumlulukları sırtında taşıması ve duygularını gizlemesi ve özellikle sonraki o büyük patlama. Nina’nın ne hissettiğini iliklerime kadar hissettim gerçekten.
Malibu’da Son PartiTaylor Jenkins Reid