Ayn Rand "Buraya gelip, başkaları için yaşamayan bir insan olduğumu söylemek istedim. Bunun söylenmesi gerekiyordu. Dünya bir fedakârlık âlemi içinde yok oluyor."
"Buraya gelip, kişinin dürüst ve yaratıcı ürünleri, her türlü hayırseverlik girişiminden daha önemlidir, demek istedim. Aranızda bunu anlamayanlar, dünyayı mahvedenlerdir."
"Buraya gelip kendi şartlarımı ortaya koymak istedim. Başka şartlarla var olmak istemiyorum."
"İnsanlara karşı, bir tek sorumluluk dışında, başka hiçbir sorumluluk kabul etmiyorum. O sorumluluk, özgürlüklerine saygı göstermek, köle toplumuna katılmamaktır. Eğer ülkem artık var olmayacaksa, ona hapiste yatacağım on yılı sunabilirim. O on yıl boyunca, ülkemin eskiden nasıl bir yer olduğunu minnetle hatırlarım. Onun yerine gelen yeni düzende yaşamak ve çalışmak istemeyişim, benim sadakatimdir."
Size yazarı, kitabın genel hatlarını, konusunu tanıtmakla uğraşmayacağım. Çünkü bu kitap konu bütünlüğü ve bir olay akışından çok daha derin bir roman. Çok daha derin bir felsefesi olan, okudukça içine çekileceğiniz, kendini yapayalnız bir hayat savaşında hisseden herkesin içinde kendinden bir şeyler bulabileceği bir roman. Ve benim şahsi kanaatimce herkesin kendince farklı yorumlayabileceği bir roman.
Ayn Rand toplumu en derininden anlayan bir sosyolog olmakla kalmamış, insan psikolojisini ve varoluş felsefesine öyle incelikle ve ustalıkla işlemiş ki hayran olmamak elde değil.
Howard Roark isimli idealist, kendi deyimiyle egoist, ideolojilerine hayata tutunmak için aldığı nefes kadar bağlı ve sadık bir mimarın, kendinde olmayan yaratıcılığı başkalarında gördüğünde taşlamaktan, ezmekten, yok etmekten geri duramayan ve boş bir kabuk gibi yaşayıp kendi bencilliklerinde boğulmasına rağmen hayırsever ve ahlaklı gibi görünen insan topluluğuyla verdiği psikolojik bir savaş bu. Hem de Ayn Rand gibi özetlersek, eğer bu savaş fiziksel olmuş olsaydı, kan gövdeyi götürürdü. Öylesine çetin ve zorlu.
"O adam, o boyun eğmeyen ilk adam, insanoğlunun başlangıçtan bugüne kadar yarattığı her büyük efsanenin ilk bölümünde, karşımızdadır. Promete zincirlerle bağlanmış, yırtıcı kuşlara peşkeş çekilmiştir, çünkü tanrıların ateşini çalmıştır. Adem acı çekmeye mahkûm edilmiştir, çünkü bilgi ağacının meyvesini yemiştir. Efsane ne olursa olsun, insanlığın belleğinin gölgeleri içinde, bu güzelliğin bir tek kişiyle başladığı, o kişinin de cesaretinin bedelim ödediği bilinir." der Howard Roark savunmasında. Cesur ve cesaretinin bedelini ödemeye kararlı, kimse için yaşamamaya, kimse için zihninin o engin duruluğunu kirletmemeye kararlı bir adam.
Aslında tüm kitabın merkezi olan bu cesur mimar, herkesin kendi içinde savaştığı bir yönünün aynası. Gail Wynand kendi hatalarını, ahlaksızlıklarına uydurduğu kılıfların bağışlanmasını arıyor Roark'ta, Peter Keating bir asalak gibi yaşayışına gölge gibi kullanıyor ve sonra ondan beslenen asalaklığının, bomboş geçen yaşamının telafisini arıyor. Toohey kirli ama bükülmez çelik sandığı zekasının sitemini ve hakaretini görüyor Roark'ta ve ona savaş açıyor. Dominique'se kendi zihninin, ruhunun, benliğinin bütünlüğünü buluyor ve ona adanmış görünen bedeni ve kalbinde aslında kendi kimliğini yaşıyor.
İnsanlığa yıllarca dikte edilen başkaları için yaşamak, başkalarında kendini bulmak, bir derviş gibi bedenden vazgeçip ruhta takılı kalmak, ideallerini topluluğun isteklerine göre şekillendirmek ve özünden vazgeçip birey olmaktan çıkıp tamamen bilinçsiz ve benliksiz bir kabuk olmanın; işin özü aslında herkesin doğduğunuzdan beri sizden beklediği bu asalak yaşamın insanı uyuşturan ve ruhunu kirleten yanını tokat gibi çarpıyor yüzünüze kitap.
Nereden başlayacağımı, ne yazacağımı bilemediğim, karar veremediğim bir inceleme bu. Çünkü dediğim gibi herkes farklı anlayacak bu kitabı ve herkes farklı çıkarımlarda bulunacak eminim. Diyebileceğim tek şey, ben okudum ve hayatım değişti.
Son bir alıntıyla daha noktalamak isterim;
"Acıma bu, diye düşündü; sonra başını şaşkınlıkla kaldırdı. Bu kadar canavarca bir duygunun iyilik ve sevap sayılabilmesi için bu dünyada müthiş bir terslik olması gerektiğini düşünüyordu." Hayatın Kaynağı