Gönderi

Hem ümmet olarak kalmak, hem de çağdaşlaşmak hiçbir yerde gerçekleşmemiştir ki, Türkiye’de gerçekleşsin. Elbette uluslaşacaktık, uluslaştık, uluslaşıyoruz. Bu Mustafa Kemal demektir. Ama hepsi değil. Türk ulusu, ulusluğunu saldırgan emperyalist sisteme karşı savaşarak elde etmiştir.
Yanılgının Kökeni·Kitabı okudu
·
808 Gösterim
3 Yorum
eda
Gönderi Sahibi
Ulusallığın bir başka belirgin karakteristiği kültürse, özgürlük ve bağımsızlık alanında, ‘sistem’e karşı gösterilecek direnişin, kültür alanında da gösterilmesi gerekiyor. Ulusal kültürü, ulusal geçmişten yararlanmadan yaratamayız. Bu da, İnönü döneminde olduğu gibi Yunan Latin klâsiklerini başucu kitabı yapmakla olmaz, tam tersine, Mustafa Kemal döneminde olduğu gibi, Türk Tarih Kurumu’nun, Türk Dil Kurumu’nun, işi ciddiye alıp, ulusal tarihi ve dili, üzerinde çalışacak zemin olarak belirlemesi ile olur. Buysa, içinden geldiğimiz Doğu İslâm/Türk/Bizans kültürlerin, çağdaş yöntemlerle kaynaştırılması, bileşkesinin alınması anlamına gelir.
eda
Gönderi Sahibi
Mustafa Kemal yeni bir ülke yapmayı istiyordu, İnönü ise bu ülkeyi Batılı emperyalist sistemin ülkelerine benzetmeyi.
Ulusun/ulus-devletin ne olduğunu ve ulusçuluğun insanımızın zihnini ne kadar körelttiğini, daralttığını, modern dünyanın problemlerine cevap veremediğini fark etmiş olsaydık ulusallaşmaya veya müslümanı körelten bir ideoloji olan ulusçuluğa o kadar önem atfetmezdik. Emperyalizme karşı mücadelenin ve bağımsızlığın ölçütü ulusallaşmak değildir zira ulusçuluk ümmet coğrafyasını 52 parçaya ayıran, ümmet bilincini körelten ve bizi biz olmaktan uzaklaştıran batı tandaslı kof bir ideolojidir. 100 yıllık acı tecrübe ne uluslaşma ile çağdaşlaştığımızı nede tam anlamıyla bağımsız olduğumuzu bize gösterdi. Kalın sağlıcakla
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.