Tolstoy’un şiddetli bir kriz içerisindeyken kaleme aldığı bu hikaye bana yazarın hislerini aynı şekilde işledi. Buharanı nefesimi daraltacak kadar yakın hissettim ve okurken kalbimin çarpmasına engel olamadım. Aynı iç rahatsızlıkla okumaya devam ettim.
Kısaca özetleyecek olursam bu hikayede kadınlar ve erkekler arasındaki ilişki, sıra dışı fikirlere sahip bir erkek tarafından yorumlanıyor. Toplumun ahlaki anlayışındaki değişim ele alınıyor.
Anlatıcımız Pozdnişev büyük bir tutkuyla evlendiği eşiyle evlendikten sonra anlaşamamaya başlarlar. Öyle ki bütün konuşmaları şiddetli tartışmalara yol açar. Pozdnişev, karısını bir yandan severken bir yandan da nefret etmektedir (bence daha çok nefret etmektedir.) Zamanla çok kıskanç bir insan haline gelen Pozdnişev, karısının kendisinin tanıttığı bir müzisyenle aldattığından şüphelenir..
Şüphe insanın içini kemirirken türlü türlü şeyler düşünür ve yapar.. Hikayenin devamı da aynı şekilde nabzınızı yükseltecektir. Çok severek okuduğum bu kitabın bitmesine üzüldüm. Ama bir yandan da tekrar iç huzuruma döndüğüm için minnettarım. Keyifli okumalar dilerim Kroyçer SonatLev Tolstoy