Platoncu Büyük Varsayım,
Doğa Filozofları'nın varlık ve nedensel­ lik anlayışlarını tümüyle reddetmek, onların varlık veya töz ola­rak, arkhe olarak kabul ettikleri madde veya maddi varlık yerine mad­ de-dışı, tinsel gerçeklikleri koymak ve yine onların tümünün olayların açıklaması ile ilgili olarak kabul ettikleri mekanist açıklama modeli ye­rine teleolojist bir açıklama modelini benimsemektir. Bu ise bir bütün olarak İdeaların varlığını ve onların asıl açıklayıcı nedenler oldukları­nı göstermek anlamına gelmektedir.
Sayfa 242 - Bilgi Üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
·
427 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hocam sizin okuduğunuz kitapların iyice içine girmek, bir kelimesini bile kaçırmamak lazım anlamak için. Gerçekten dikkat isteyen metinler. Bunları siz üst üste okuyorsunuz, tebrik ederim gerçekten.
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
https://1000kitap.com/BCSedef Çok teşekkür ederim, biz de öğrenmeye, anlamaya çalışıyoruz. Keyifli okumalar dilerim, Hayırlı Kandiller 🤲
Sağ olunuz hocam. Hevesiniz daim olsun.
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
@BCSedef Eyvallah 🙏🌷🤲
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
Platon'a göre yapmamız gereken şey onun bu görüş açısı­nı benimsemek, ancak onu genelleştirmek veya evrenselleştirmektir. Yani sadece ruhun ve ruhta bulunan tinsel, evrensel ahlaki değerlerin varlığını kabul etmekle yetinmemek, maddi duyusal dünyada rastladı­ğımız her şeyin gerisinde ve üstünde gayri-maddi nitelikte, sabit, değiş­mez, kalıcı birtakım gerçeklikterin var olduğunu ve onların insan tara­fından bilinmesinin mümkün olduğunu söylemektir. Eğer içinde yaşa­dığımız -veya öyle sandığımız- maddi, duyusal, oluş ve yok oluş için­ de bulunan nesnelerin dünyası bize yetmiyorsa -ki yetmemektedir-, bizim derin ihtiyaçlarımıza cevap vermiyorsa -ki vermemektedir-, on­da ihtiyacımız olan varlık, gerçeklik ve hakikiliği bulamıyorsak -ki bu­lamadığımızı da biliyoruz-, o zaman bu dünyanın üzerine yükselerek bizim bu ihtiyacımıza cevap verecek olan bir başka dünyanın, bir baş­ka gerçekliğin varlığını kabul etmek zorundayız. Eğer bu dünyayı sa­hip olduğumuz veya o zamana kadar sahip olduğumuzu düşündüğü­müz biricik bilgi araçlarımızla, yani duyularımızla kavrayamıyorsak biz de bu diğer dünyayı, üst dünyayı kavrayabilecek başka bir yetinin varlığını aramak ve onun hakkında ancak bu yerimizle bilgi sahibi ola­bileceğimizi kabul etmek zorundayız. Eğer bu dünyayı gözümüzle gör­müyorsak, ellerimizle tutamıyorsak, gözlerimizi ve ellerimizi bir yana bırakmak ve ona aklımızla, düşüncemizle ulaşmayı denemek zorunda­yız. Tutmamız gereken tek mümkün ve sağlam yol budur. s.246