Gönderi

6/10
·204 syf.··
2024 11. kitabı
Julian Barnes, sevip sevmediğim konusunda arafta kaldığım bir yazar. “Metroland" isimli ilk kitabıyla 1981 yılında Somerset Maugham Ödülü”nü kazanmış. Bu kısa ve önemli¿) hap bilgiden sonra, incelemeye devam edelim; Selim Ileri’nin her ilk kitap, ister istemez otobiyografik izler taşıyacaktır,” sözünü düşünerek, Metroland’te, acaba bu kurgunun hangi bölümlerinin “kurgu” hangi bölümlerinin ise yaşanmış anılar olduğu konusunda arada bol boş düşündüm, tekrar okumaya devam ettim. Metroland, Christopher ve Toni, isimli iki ergenin “hafif Marksist” düşünceleriyle açılıyor hikâye. Kitabı ismi, ergenlerin Londra’da yaşadığı banliyö ismi “Metroland.” Chris’in üniversite için Paris günlerine peşinden sürükleniyoruz. Arkadaşlıklar edinmesini ve sanat ve entelektüel gruplarla sohbetlerini okuyoruz. Bence kitabı nitelikli ve okunabilir kılan tek bölümleri. Bütün yaşananlardan sonra tekrar Londra’ya dönmesi ve evliliğe adım atılması, sonrasında ise bir baba ve eş olarak duygularına yer vermiş Barnes. Kitabın iki satırlıkta özetlenmesi dahi, muhtevasının zayıflığı konusunda ipucu veriyor ziyadesiyle. Kadın-erkek ilişkileri konusunda farklı bir söylemi olduğunu düşünmüyorum. Barnes’ın gündelik bir kullandığını, akıcı yazdığını da belirtmem gerekiyor. Bu kitabı kurtarmaya yetmiş mi? Elbette hayır, “Bir Son Duygusu”ndan oldukça aşağıda kalan, “ Benimle Tanışmadan Önce” gibi bir faciaya göre “okunabilir” olan bir metin Metroland. 1997 yılında beyazperde boy göstermiş bir filmi de mevcut. Vakit bulur bulmaz seyretmek isterim, hiç değilse karşılaştırma imkânı doğar. Kitapla kalın!
MetrolandJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 2005179 okunma
·
122 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.