Stefan Zweig'in her kitabı üzerimde ayrı bir tesir bırakmayı başarmıştır. Fakat bu kitap beklentimin biraz altında kaldı.
Kitap, ana karakterimiz olan Berger'in üniversite için Viyana'ya gitmesiyle başlıyor. Tıp fakültesi öğrencisi olan Berger, arkadaşı Schramek'e büyük bir kıskançlık duyuyor. Çünkü Berger ne kadar içine kapanık, fiziksel olarak zayıf ve özgüvensiz ise, Schramek tam tersi. Bu ikili ve çevresinde gelişen olayları okuyoruz kitabımızda.
Berger'in hissettiği zayıflığı Stefan Zweig mükemmel anlatıyor. Sanırım bizleri etkileyen de bu; karakterin iç dünyasının, psikolojik tahlillerinin bu kadar iyi anlatılması.
Kitabı neden çok fazla beğenemedim çünkü sonu bende pek tatmin hissi yaratmadı. Daha farklı olmasını yeğlerdim. Yine de sayfa sayısına oranla gayet verimli bir okumaydı. Tavsiye ederim. Sadece diğer Zweig eserleri kadar tesir hissetmeyebilirsiniz. İyi okumalar.